Kayıtlar

coğrafi miras etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

İstanbul'un bilinmeyen adaları

Resim
İstanbul Coğrafyası Etrafımıza dikkatli bakmadığımızı fark ettim. Hatta İstanbul’da yaşayıp da adaları bilmeyenimiz çok. Bu yüzden İstanbul’un coğrafi mirası olan adaların isimlerini sıralamak istedim. Biz de adalıyız nasıl olsa. Adalar dendiğinde  Anadolu yakasında Bostancıdan Kartala sahile paralel uzanan iki sıra şeklindeki Prens Adaları akla gelir. Böyle olması da anlamsız da değil. Estambul'un  en bilinen adalarıdır. Lakin bazı adalar vardır ki Boğazın ortasındadır, Tuzla'dadır, Şile'dedir, Pendik'tedir, Üsküdar'dadır, Beşiktaş'tadır. Bostancı sahilinden iki sıra uzanan adaların birinci sırasında: Kınalıada, Burgazada, Kaşıkadası, Heybeliada, Büyükada, Tavşanadası/Sedefadası yer alır alır.  İkinci sırada ise: Sivriada, Yassıada yer alır ki bu adalara da "Hayırsız Adalar" denir.

İstanbul İlerliyor Hacı!

Resim
Çevrende olan bitene birazcık ne oluyor yahu  çıkışı yapsan aldığın cevap: “İlerliyoruz hacı” m eyanında oluyor. İlerisi neresidir? Epistemolojik bir yaklaşımda bulunmayacağım lakin bu ilerleme mantığımız kusurlu bir gözdür hatta kördür. Artık ilerleme dediğimiz şey antropolojik anlamda “mit” haline gelmiştir. Abi, bi gıdımcık Mecidiyeköy Ali Sami Yen Stadı’nı halka park olarak armağan etmek varken, metrekaresi bin bilmem kaç dolarla satılan gökdelenle donatmak ilerlemenin en güzel örneğidir.  “Yok olmaz hacı ilerliyoruz, sen bilmezsin bu işleri! İstanbul artık küresel güç bir dünya kenti!” İstanbul'da çarpık kentleşme Olimpiyat adaylığı, fuar organizasyonları, diğer organizasyonların “pulsar” etkisi yarattığı doğrudur. Ama İstanbul işlevselliğini kaybetmeye başladı. Kültürel mirasa daş doprak, coğrafi mirası dere depe boş alan, biyolojik mirasa ot böcük muamelesi yaparsan kim niye gelsin İstanbul’a? "İlerliyoruz hacı! Bak şu gökdelenlere!" Hay ...