19 Eylül 2018 Çarşamba

İstanbul ve "asgari müştereklerde buluşmak" üzerine

Asgari müştereklerde buluşamamanın sonucu - AFP-JIJI
Bir yayınevine danışmanlık yaptığım zamandı. O yayınevinde bir yazarla tanıştım. İkindi vaktiydi sanırım. Kafe'de oturmuş konuşuyorduk. Konu ne ara siyasete geldi bilemiyorum. Yazar döndü ve bu konuda sen ne düşünüyorsun? Dedi. Ben de siyaseti bilemem ama millet olarak asgari müştereklerde buluşmamız lazım dedim. Ve yazarımız başından geçen bir olayı anlatmaya başladı.


Kimilerine sağcı, kimilerine solcu, kimilerine, komünist, kimilerine İslamcı denilen 80'li yıllardı. Bir gün polis beni yakaladı. Arama kararı varmış hakkımda. Ben milliyetçiyim. İstanbul'da Gayrettepe'de Emniyet Müdürlüğü'ne götürdüler. Ve beni bi temiz dövdüler. Hem de ne dövme Allah'ım ıslatıp, ıslatıp dövdüler sonra da penceresi olmayan yukarıdan girilen ve üstünde mazgal olan bir yere attılar. 

13 Eylül 2018 Perşembe

Ammo Faysal Mardin Kültür Mirasıdır

Yola çıktım Mardin'e düştüm senin derdine


Ammo Faysal ve Blogger Bolat Benzerliği Biz Artukluyuz!
Blog yazarları olarak İstanbul, Bursa, Hamburg, Antalya'dan bir araya gelip Mardin Müzesi'nin davetlisi olarak Diyarbakır Havaalanı'nda buluştuk. Artuklu mirası Mardin'e özel ilgim var çünkü biz de Artuklular gibi Selçuklu boyunun koluyuz. Amasya'daki Kaboğuz bölgesindeki atalarımı Osmanlılar Pontus'lara karşı Karadeniz'e tampon olarak yerleştirmiş. Tıpkı Selçukluların Osman Bey ve kabilesini Bizans sınır illerine yerleştirdiği gibi bir durum!


Antalya'dan gelen blog yazarlarını beklerken, bizi havalanında karşılayan, valizlerimizi kendi özel aracının bagajına koyan kişinin aslında Mardin Müze Müdürü Nihat Erdoğan olduğunu ve kişisel aracı ile bizi havaalanında karşıladığını görünce farklı bir insan tipiyle karşılaştığımızı anladım. Bakalım hayır ola daha neler göreceğiz dedim...
 

Bir şehrin insan mirası Ammo Faysal


4 Eylül 2018 Salı

Blogger Chiara Ferragni ve Fedez'e Mutluluklar dilemek

Ünlü blog yazarı Chiara Ferragni evlenirse


Masal gibi bir evlilik
Bloğumu takip edenler bilir. Bazı blog yazarları ve bloggerlara olan hayranlığımı buradan hep ifade etmişimdir. Bunlardan biri de tesadüfen tanıştığım İtalyan moda blogger’ı Chiara Ferragni'dir. İstanbul'daki çini mirası ile ilgili bir yazı yazmak isterken Topkapı Sarayı'ndaki muhteşem çiniler önünde onun fotoğrafını görmüş ve bu fotoğrafı kullanmak için kendisinden izin istemiştim. Kendisi de tam bu sırada İstanbul’daymış şansa bakın! Bu kadar meşhur ünlü blogger olduğunu da bilmiyordum.

Kendisi de bir mail ile teşekkür ederek fotoğrafını kullanabileceğimi ve İstanbul'da olduğunu belirtti. Böylelikle The Blonde Salad bloğunu takip etmeye başlamış olduk. Chiara Ferragni İstanbul’da geniş bir arkadaş kitlesiyle çekim yaptığında yıl 2011 idi. Kendisi güzelliği bir yana stil sahibidir. Bizdeki birçok mankene zekâsı, yeteneği ve becerikliliği ile örnek ve ilham kaynağı olabilir. Kazandığı paranın haddi hesabı yok!

İki şaheser çini ve Ferragni

Her parmağında bir marifet olan insanlar


Ünlü blogger Chiara Ferragni İtalya'da rap şarkıları söyleyen Federico Leonardo Lucia kısaca Fedez diye bildiğimiz döğmeli rap şarkıcısı ile evlendi. Fedez dediysek bizdeki “düz” şarkıcı değil! Söz yazarı, şarkı yazarı, oyuncu, prodüktör yani her parmağında bir marifet var adamın! Fedez Chiara’ya 30. yaş gününde Verona’daki konserinde sahnede evlenme teklifi etmiş...

 

Cem Yılmaz ve Defne Samyeli'ni kıskanmak!


25 Ağustos 2018 Cumartesi

Sarayburnu Atatürk heykelinin ilginç hikayesi

Sarayburnu'ndaki Atatürk heykelinin ilginç hikayesi


Saraya Küskün Atatürk Heykeli
Etrafı tenekelerle çevriliydi. Hatta çevresindeki birçok taş çit kırılmış. İstanbul Büyükşehir Belediyesi, heykel ve etrafının temizlenmesi için çalışmalar yapmaya başlamış. İnsanın içi acıyor. Avusturyalı heykeltıraş Heinrich Krippel tarafından İstanbul Sarayburnu'ndaki heykeli İstanbul-Ankara çekişmesinin ender örneklerinden biridir. Bu heykel için Atatürk der ki “Heykel durduğu yerle de bir şey anlatır. Heykelim orada olsun ki benden sonrakiler bu duruşu örnek alsın.” Sarayburnu'ndaki Atatürk heykeli bronzdan dökülmüş olup, Atatürk burada sivil giysileri ile tasvir edilmiştir. Sol elini beline dayamış, sağ elini de aşağıya doğru uzatmıştır. Heykelin kaidesinin önünde Hattat Kamil Akdik’in yazısı ile “tarihi ihtilas 1336”, arka yüzünde heykelin dikiliş tarihi 1926, yan tarafında Cumhuriyet’in ilân tarihi yazılıdır.

Saraya küskün Atatürk heykeli


19 Ağustos 2018 Pazar

Ressam Kristin Saleri ve Anadolu Kadınları


Kubizmden etkilenen İstanbullu bir ressam Kristin Saleri


Anadoluyu Resmeden Ressam Kristin Saleri
Blogger Bolat Kristin Saleri’nin Kubik resimlerine heyrandır. O bana göre bu topraklarda Anadolu kadınını ve Anadolu folklorunu resmetmiş en iyi ressamlarımızdan biridir. Kristin Saleri kadınları, tarlaları, çiçekleri, ağaçları, kuşları, müzisyenleri, balıkçıları ve ülkemizin folklorunu resimlerine taşıyarak ülkesine büyük hizmet etmiştir. Bir blog yazarı olarak, Türk milletinin sıradan bir ferdi olarak Kristin Saleri ve onun nezdinde ülkemizde yaşayan ve bu ülkeye hizmet eden Ermeni toplumumuza saygı ve şükranlarımı sunuyorum!  Bu etnik kimliği bir ayrım, ayrımcılık için değil  var olmalarına duyduğum saygı nedeniyle belirtiyor ve yazıyorum.

Doğumu hüzünlü yıllara denk gelen bir Ermeni Kızı


Bu blog yazım Kristin Saleri’yi anmak için yazılmıştır, toprağı bol, ruhu şad olsun…

Kristin Saleri’nin hayat hikayesi İstanbul’umuzun uzak ve yazlık ilçesi olan Silivri’de başlar. Babasının çiftliğinde 1915 yılında Silivri’de doğmuştur. 1915 yılı hem bizler için hem de Ermeni milleti için hüzünlü yıllardır. Keşke iki millet arasına bu korkunç nifak hiç sokulmasaydı da yüzbinlerce zenaat erbabı, iş insanı, binlerce sanatçı ve sıradan Ermeni birlikte yaşadığımız güzel ülkemizin yücelmesi için ata topraklarında kalmaya devam etseydi! Bambaşka bir Türkiye olurdu diye düşünüyorum!

Eve gelenlerin karikatürlerini yapan yaramaz Kristin


14 Ağustos 2018 Salı

Casanova'nın İstanbul ve Osmanlı Maceraları

Casanova'nın İstanbul Maceraları



Çapkın: Geçici heveslerle daldan dala konan haz peşindeki insanları anlatmak için kullanılan bir sıfattır. Çapkınlık denince her nedense akla sadece erkekler gelir ve dünyanın en ünlü çapkını olarak da “Casanova” bilinir. Yalın, dobra, cesur, ağzı laf yapan, kültürlü ve baştan çıkarıcı bir abimizdir. Kültürlü dediysek altı boş değildir. Edebiyatçıdır, Latince, Fransızca, Eski Yunanca ve tabi İtalyanca konuşmaktadır yani bildiğin filologtur. En iyi dil nasıl öğrenilir hepimize öğretmiş insandır.

Har vurup harman savuran bir maceracı Kazanova


Her insan gibi onunda defoları, bugları, açıkları vardır. Dolandırıcıdır, para yiyicidir, kumarbazdır kısaca har vurup harman savurandır. Tüm zamanların en ateşli çapkını Casanova İstanbul’a gelmiş ama amacına ulaşamamıştır. Geçici aşkların adamı Giovanni Giacomo Casanova bir Türk kızından yediği ayarla kös kös Korfu adasına yol almıştır.

Edebiyatçı olarak İstanbul'a gelmiş bir papaz adayı Kazanova


7 Ağustos 2018 Salı

Ünlü blog yazarları fenomenlerin tercihleri ve önerileri

Blogger ve vlogger tanımları ne kadar doğru? 

Nihayet! Blogger değil! İnstagram ünlüsü dediler!

Bu başlığı ben atmadım. Ayşe Özyılmazel köşesinde yazdı. Hatırlar mısınız bilmem! Daha dün gibi blogların hayatımıza girişi. Yıl 1999 Blogger blog hizmeti vermeye başladı. Yaşasın! Blog yazmak artık ücretsiz bir eylem haline geldi. 2003 yılına geldiğimizde Şubat ayında Google, Blogger'ı satın aldı  “Blog This” tuşu ile bambaşka bir dünya başladı. İnsanlar yazı ile blogger ve blog yazarı olarak derdini anlatmaya başladı. Bloglar hayatımızı zenginleştirdi, yazma dürtümüzü geliştirdi. Enteresan blog yazarları, ilginç bloggerları takip etmeye başladık, hayatımız güzelleşti. Bloglar internetin zenginliğinin en önemli parçası oldu!

Instagram ünlülerine blogger diyerek kavramın içini boşaltmak!


2 Ağustos 2018 Perşembe

Boukoleon Sarayı: Mevlüt Uysal'ı övmek veya gömmek!

Boukoleon Sarayı restorayon projesi övülmesi gereken bir projedir!

 

Fatih Küçük Ayasofya Mahallesi Boukoleon Sarayı
Blogger Bolat'ın mottosu basittir! "Övmen gereken insanı övülmesi gerektinde öveceksin! Gömülmesi gereken insanı gömülmesi gereken yerde gömeceksin! İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal övülmesi gereken günleri yaşıyor. Neden diyeceksiniz bir proje kapsamında İstanbul Büyükşehir Belediyesi 1610 yaşındaki Boukoleon Sarayını Restore edecekmiş şahane ama çok geç kalınmış fikir. Adam Başakşehir gibi bir ilçede yaşayan Living-Lab açtı, tıkır tıkır işliyor! Kaç kişi biliyor yaşam laboratuvarı nedir? Ağzı laf yapar mı bilmiyorum ama eli iş yapıyor! İzlediğim kadarıyla çalışkan, işini yapan bir insan!

İstanbul'un tanıtımını yapma fikri irrite edicidir!


Boukoleon Sarayı İstanbul'un tanıtımına katkı sağlar diyorlar. Bence İstanbul'un tanıtımı önemli değil. Eğer bir insan dünyada yaşıyor da İstabul'u bilmiyorsa çektirsin gitsin! İlber hocaya katılıyorum İstanbul'u bilmeyen insan dünyanın en cahil insanıdır. Öyle bir insana tanıtıma da gerek yoktur! Yediği ekmeğe, tükettiği azota üzülürüm! Arap teey nerden gelecek kuşatacak, Makedon gelecek kuşatacak, Bulgar gelecek kuşatacak! Latin gelecek yağmalayacak! Rus gelecek kuşatacak! Gotlar gelecek kuşatacak, Vikingler gelecek kuşatacak, Avarlar, Macarlar kuşatacak sonra Türk teee Orta Asya'dan gelip feth edecek! Sen böyle bir şehri, böyle bir tarihi bilmeyeceksin! De git işine derler insana! Boukoleon Sarayı'nın İstanbul’un tarihi dokusu içindeki yerini alması en çok burada yaşayan bizler için önemlidir ve büyük bir kazanımdır.

31 Temmuz 2018 Salı

Momo oyunu nedir? Momo ifriti hikayesi!


Momo nedir? Momo kimdir? Momo neyin nesidir aga?


Momo insan kuş azmanı bir Yunan Miti olan ifrit Harpia'dır.
Sosyal medyada Momo adlı yeni bir oyun içimizdeki karanlık düşüncelerin bir ürünü olarak ortaya çıktı. Momo zincir korku oyunu mesajı profilinin önce Facebook'ta kurulduğu iddia ediliyor. Mesajlaşma platformu WhatsApp üzerinden yayılan  korkunç yüzlü Momo karakterini giderek daha fazla kişi tanımaya başladı. Momo nedir? Momo oyunu nasıl oynanır? Gibi cümleler arama motorlarında hızla yükseliyor.

Momo'nun arkasında kim var?


Özellikle gençlerin ilgi gösterdikleri bu oyun salgın gibi yayılmaya ve kötülük saçmaya aday bir dijital zararlı. Daha doğrusu siber zararlı diye isimlendirelim. Hatırlarsanız bir Rus yazılımcı tarafından geliştirilen Mavi Balina oyununa işlev olarak çok benziyor. Bu oyun ile ilgili olarak aklınıza şöyle bir soru gelebilir. Momo neden Latin Amerika’da yaygın olarak kullanılıyor? Öncelikle fotoğraftaki Harpia nesli yok olan bir Güney Amerika kartalının adıdır. Başka bir neden ise mali yapıları bozuk, gelişmişlik düzeyleri düşük fakat dijital dünyaya ilgisi ve ihtiyacıda yüksek olan ülkeler olan Latin Amerika ülkelerinin hedef alınması bu sosyolojik yapıları nedeniyle hedef olarak seçilmiş olabilir. Meksika, Kolombiya, Arjantin gibi ülkeleri düşünün!

Momo neden Afrika'da görülmüyor?


29 Temmuz 2018 Pazar

İsveç köftesinin tarihi yolculuğu

Köftenin İsveç topraklarına yolculuğu


Köftenin İsveç Yolculuğu
Köfte Türk yemek kültürünün en önemli nişanelerinden biridir. Geçenlerde bir arkadaşım İKEA’da yediği köftelerin lezzetinden ve ucuzluğundan bahsederken tıpkı Yunanlılar gibi bazı yemeklere konduğumuzu da ima etti! O ballandıra ballandıra İsveç köftesini anlatırken içimden bir ses o kadar kişi içinde ona yüksek sesle “cahil” demek istedi ama nezaketimizi koruyarak içimizdeki şeytanı atlattık çok şükür.
İsveç köftesi bizdeki namı Demirbaş Şarl olarak bilinen İsveç Kralı XII. Carl tarafından Osmanlı topraklarından İsveç’e götürüldüğü Vikipedia da bile yazıyor! İsveçliler de bunu inkâr etmezler bilirler ki durum böyledir. İsveççe'de köfte "kött-bullar" şeklinde ifade edilir. Kött-et demek, bullar-ekmek demek. Köftenin içine bayat ekmek konmuyor mu?

İsveç Kralı Carl'a neden Demirbaş Şarl diyorlar?


16 Temmuz 2018 Pazartesi

Ünlu blog yazarlarına ya da adaylarına tavsiyemdir

Dijital devrimin narsistleştirdiği insan evladı
Bu blog yazısını neden yazdığımı not olarak en altta paylaşıyorum! Blog yazarları olarak çok farklı bir dünyayı yaşıyoruz! Bu bir dijital devrim değil resmen bir evrim geçiriyoruz! Toprağı bol olsun. Pop Art ekolünün en önemli insanlarından biri olan ressam, yönetmen Andy Warhol şöyle demişti "Herkes bir gün 15 dakikalığına ünlü olacaktır." İşte o günleri yaşıyoruz dostlar! Adına apartman dediğimiz iğreti mağaralarından dijital devrimle çıkan insanlar bambaşka bir hali yaşıyor! Hepimiz otoportre "selfie" manyağı olduk!


Bir blog yazarı için selfie neden bu kadar önemli?


Nedir bu selfie ya da otoportrelerin amacı? Övgü almak! Hızla giden trenin tepesine bir selfie uğruna çıkarabileceğiniz bir hayvan bulmak mümkün müdür? Değildir! Ama en kontrollü davranması gereken yerde selfie denen çubuğu taşıyan milyonlarca insan bulabilirsiniz!

Çıplak Avustralya ve Blogger
Dünya sosyalleşmeye çalışırken asosyal olmuş! İnsanlar artık bir yere keyif almak orayı görmek ve keşfetmek için gitmiyorlar! Kendilerinin ön planda olduğu selfie ile başka bir mesaj vermek için gidiyorlar! John was here vaziyetindeyiz! Instagram kullanıcılarının pop olanları kendilerine blogger diyorlar! Insta blogger olarak da adlandılan fenomen olmayı kafayı takmış blog yazarlarının zaman zaman hayatlarını hiçe sayacak kadar kendilerinden geçtiklerini görüyoruz.