26 Ekim 2018 Cuma

Baksı Müzesi blogger Bolat Bayburt seyahati

Bayburt nire, İstanbul nire hemşerim?


Prof.Dr. Hüsametin Koçan - Blogger Bolat Baksı Köyü
Bir ülke ne kadar kalkındığını iddia ederse etsin eğer o ülkede sanat yoksa itibar da yok demektir. Bu itibarsızlık halimizi sanat yoksunluğuna borçluyuz. Belediyelerin yaptırdığı kültür ve sanat merkezleri var ama içinde ne kültür ne de sanat var! Tıpkı adalet saraylarımızın içinde adalet olmadığını gibi! Japonlar, İngilizler, Almanlar, Amerikalılar olmasa Türkiye’de arkeoloji bilimi ağlardı. Maalesef durum bu! Baksı Müzesi’ni çok merak ediyordum. Ama “Bayburt nire İstanbul nire?” diye diye ötelemiştim, üşenmiştim...

İstanbul'dan Baksı Müzesi'ne nasıl gidilir?


Nihayet Ekim ayında gitmek nasip oldu. Sabah Atatürk Havalimanı’ndan saat 06:00 uçağına binip Erzurum Havalimanı’na indim. Orada güvenliğe Bayburt’a nasıl gideceğimi sordum. Çok kolaymış Havaalanı içindeki kırmızı renkli Erzurum Büyükşehir Belediye otobüsüne biniyorsunuz. Dört lira veriyorsunuz ve sizi tam 10 dakika içinde otogarın içinde indiriyor. Oradan şehirler arası büyük otobüslere biniyorsunuz, kıvrıla kıvrıla geçen yollardan sonra 2 saat içinde tam Bayburt’un merkezindesiniz. Yolda yanımdaki koltukta oturan arkadaş da Bayburtluymuş. Almanya’nın Dortmund şehrinde çalışan bir işçi kardeşimiz adı İsrafil. Babası çok hasta olduğu için onu görmeye gelmiş. Sağolsun Çoruh nehrinin kenarında iki çay içtik, dertleştik, ayrıldık. İsrafil de Baksı Köyü'ndenmiş ama Bayburt merkeze yerleşmişler.

9 Ekim 2018 Salı

İclal Nergiz neden taşlanıyor?

Sağlık Bakanlığı özeleştiri bir erdemdir! Güzel bir şeydir!


Büyük ayıp! Hamile çocuklar!
Bir ülkede özeleştiri kültürü yok olursa o ülke yavaş yavaş çürür. Biz blog yazarları, sürekli olarak onu giydim, bunu taktım, şunu yedim bunu içtim, şurayı gezdimi yazmayacağız. Ara sıra da olsa kendimizi pusuya yatmış taşlama ekiplerine rağmen farklı konularda ne düşündüğümüzü özgürce yazacağız! Milletimiz için ülkemizin geleceği için!


Ülkesi için çalışanı sizce neden sürgün(kibarca tayin) ediyorlar? Doğru söyleyen memuru neden dokuz köyden kovuyorlar? Devlet hastanelerinde binlerce çocuğun doğumunu gerekli mercilere iletmeyenler neden rahatsız oluyorlar? Görevini yapan bir memuru neden örseliyorlar?

İclal Nergiz'in tayinini çıkaranların amacı ne? Neden rahatsız oluyorlar!


Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne 18 yaşın altında binlerce hamile kalmış çocuk gelmiş. Ama bunlar neyin kafası ise devletimizin gerekli mercilerine iletilmemiş. Yani çocuklar hamile kalmış ama bir Allah'ın kulu ne oluyor dememiş! Ama vicdan sahibi, dürüst insanlarımız da var! Hastane çalışanlarından  İclal Nergiz bu durumun farkına varmış ve hastane başhekimliğine neler oluyor bu bildirimler neden yapılmıyor diye yazılı olarak cevap istemiş! Bu dürüst çalışan İclal Nergiz'i dinleyen olmuş mu? Hayır. Onu kaale alan olmuş mu? Hayır!

1 Ekim 2018 Pazartesi

Selfie magandalığı, sanat ve saygısızlık hali!

Koca kafalı selfie pozlarımızın kime ne faydası var!


Çok güzelim ben güzelim pozları/NY Times/Yana Paskova
Nasıl bir egomuz var anlamakta zorlanıyorum. Benden sonrası tufan diyen bir sürü insan! Geçen Cevahir AVM'de bir kız yürüyen merdivende sefie çekerken düşüyordu! Yok dudağını oynatıyor, telefonu sağa sola yaslıyor, kafayı oraya buraya eğiyor, koca kafalı pozu yakaladı yakalayacak derken yürüyen merdivenden az kalsın düşüp mevta oluyordu, elinden başka bir hanım tuttu sırt üstü gidiyordu! Pisine niyazi olacaktı!

Balkondan Cem Yılmaz'a seslenip selfie çeken adem evladı!


Cem Yılmaz'a Balkondan Bağıran Selfie hayranı
Televizyon seyrediyordum, tv kanalları arasında gezinirken Tolgshow'da Cem Yılmaz'ı görünce durdum biraz izleyeyim dedim. Balkonda bir izleyici devam eden şova sesle müdahale edip, selfie çekti! Cem Yılmaz bu özgüven patlaması yaşayan tipi tiye aldı ama tiye alınanda "tınlama" oldu mu şüphem var.O lafları Cem Yılmazdan siz yeseniz sokağa çıkmazdınız!


 

Sanat galerisinde, sergide, müzede selfie çekme açlığımız!


O koca kafalarınızı herşeyin içine sokun! Ama lütfen sanat galerilerinde, sergilerde müzelerde, selfie denen görgüsüzlüğü yapmayın. İnan olsun o koca kafalarınızın hiç bir önemi yok. Eğer bir sergiye gittiyseniz, sanata, sanatçıya, mekana saygı duyun, bir nebze olsun ilham almaya çalışın! Ulu orta heryerde selfie çekmek olmaz!

Düğünde havaya ateş açan maganda ile sergide selfie çeken magandanın ne farkı var?


24 Eylül 2018 Pazartesi

Quadriga, İstanbul'un at hırsızları

İstanbul'un çalınan tarihi eserleri

İstanbul'dan çalınan eserler: Quafriga Atları - Venedik
İstanbul'un çalınan atları vardır. Bugün Venedik'in San Marko Meyda'nındaki atlar İstanbul hasreti çekmektedir. Çünkü o atlar İstanbul At Meydanı'ndan çalınmıştır.  Milattan Sonra 8. yy da II. Theodosius zamanında Sakız adasında yapılan bu atlar bugün Sultanahmet Meydanı o günkü adıyla hipodrom olarak adlandırılan At Meydanı'ndaki hipodrumda bulunuyordu. 


Haçlı Seferleri: Kutsallık uğruna nitelikli hırsızlık seferleri


O meşhur Haçlı Seferleri doğu dünyasında büyük bir soyguna dönüşmüştür. Dördüncü Haçlı Seferleri sırasında Venedik Doçu Enrico Dandolo liderliğindeki Venedikliler fırsat bu fırsat soyalım şu İstanbul'u diyerek bronzdan yapılmış atları çalıp, Venedik'e götürmüşlerdir. 1797 yılında Campo Formio anlaşmasıyla Venedik'i Avusturyalılara teslim eden Napolyon Bonapart hergelesi bu atlara göz dikmiş nasıl İstanbul'dan çalındı ise o da çalıp Fransa'ya götürmüştür. Sağlanan bir anlaşma ile 1815 yılında bu atlar kanatlanıp tekrar İstanbul yerine asıl hırsızlığı gerçekleştiren Venediklilere iade edilmiştir.


Komplekslerimiz ve İstanbul'da AVM isimleri

 

19 Eylül 2018 Çarşamba

İstanbul ve "asgari müştereklerde buluşmak" üzerine

Asgari müştereklerde buluşamamanın sonucu - AFP-JIJI
Bir yayınevine danışmanlık yaptığım zamandı. O yayınevinde bir yazarla tanıştım. İkindi vaktiydi sanırım. Kafe'de oturmuş konuşuyorduk. Konu ne ara siyasete geldi bilemiyorum. Yazar döndü ve bu konuda sen ne düşünüyorsun? Dedi. Ben de siyaseti bilemem ama millet olarak asgari müştereklerde buluşmamız lazım dedim. Ve yazarımız başından geçen bir olayı anlatmaya başladı.


Kimilerine sağcı, kimilerine solcu, kimilerine, komünist, kimilerine İslamcı denilen 80'li yıllardı. Bir gün polis beni yakaladı. Arama kararı varmış hakkımda. Ben milliyetçiyim. İstanbul'da Gayrettepe'de Emniyet Müdürlüğü'ne götürdüler. Ve beni bi temiz dövdüler. Hem de ne dövme Allah'ım ıslatıp, ıslatıp dövdüler sonra da penceresi olmayan yukarıdan girilen ve üstünde mazgal olan bir yere attılar. 

13 Eylül 2018 Perşembe

Ammo Faysal Mardin Kültür Mirasıdır

Yola çıktım Mardin'e düştüm senin derdine


Ammo Faysal ve Blogger Bolat Benzerliği Biz Artukluyuz!
Blog yazarları olarak İstanbul, Bursa, Hamburg, Antalya'dan bir araya gelip Mardin Müzesi'nin davetlisi olarak Diyarbakır Havaalanı'nda buluştuk. Artuklu mirası Mardin'e özel ilgim var çünkü biz de Artuklular gibi Selçuklu boyunun koluyuz. Amasya'daki Kaboğuz bölgesindeki atalarımı Osmanlılar Pontus'lara karşı Karadeniz'e tampon olarak yerleştirmiş. Tıpkı Selçukluların Osman Bey ve kabilesini Bizans sınır illerine yerleştirdiği gibi bir durum!


Antalya'dan gelen blog yazarlarını beklerken, bizi havaalanında karşılayan, valizlerimizi kendi özel aracının bagajına koyan kişinin aslında Mardin Müze Müdürü Nihat Erdoğan olduğunu ve kişisel aracı ile bizi havaalanında karşıladığını görünce farklı bir insan tipiyle karşılaştığımızı anladım. Bakalım hayır ola daha neler göreceğiz dedim...
 

Bir şehrin insan mirası Ammo Faysal


4 Eylül 2018 Salı

Blogger Chiara Ferragni ve Fedez'e Mutluluklar dilemek

Ünlü blog yazarı Chiara Ferragni evlenirse


Masal gibi bir evlilik
Bloğumu takip edenler bilir. Bazı blog yazarları ve bloggerlara olan hayranlığımı buradan hep ifade etmişimdir. Bunlardan biri de tesadüfen tanıştığım İtalyan moda blogger’ı Chiara Ferragni'dir. İstanbul'daki çini mirası ile ilgili bir yazı yazmak isterken Topkapı Sarayı'ndaki muhteşem çiniler önünde onun fotoğrafını görmüş ve bu fotoğrafı kullanmak için kendisinden izin istemiştim. Kendisi de tam bu sırada İstanbul’daymış şansa bakın! Bu kadar meşhur ünlü blogger olduğunu da bilmiyordum.

Kendisi de bir mail ile teşekkür ederek fotoğrafını kullanabileceğimi ve İstanbul'da olduğunu belirtti. Böylelikle The Blonde Salad bloğunu takip etmeye başlamış olduk. Chiara Ferragni İstanbul’da geniş bir arkadaş kitlesiyle çekim yaptığında yıl 2011 idi. Kendisi güzelliği bir yana stil sahibidir. Bizdeki birçok mankene zekâsı, yeteneği ve becerikliliği ile örnek ve ilham kaynağı olabilir. Kazandığı paranın haddi hesabı yok!

İki şaheser çini ve Ferragni

Her parmağında bir marifet olan insanlar


Ünlü blogger Chiara Ferragni İtalya'da rap şarkıları söyleyen Federico Leonardo Lucia kısaca Fedez diye bildiğimiz döğmeli rap şarkıcısı ile evlendi. Fedez dediysek bizdeki “düz” şarkıcı değil! Söz yazarı, şarkı yazarı, oyuncu, prodüktör yani her parmağında bir marifet var adamın! Fedez Chiara’ya 30. yaş gününde Verona’daki konserinde sahnede evlenme teklifi etmiş...

 

Cem Yılmaz ve Defne Samyeli'ni kıskanmak!


25 Ağustos 2018 Cumartesi

Sarayburnu Atatürk heykelinin ilginç hikayesi

Sarayburnu'ndaki Atatürk heykelinin ilginç hikayesi


Saraya Küskün Atatürk Heykeli
Etrafı tenekelerle çevriliydi. Hatta çevresindeki birçok taş çit kırılmış. İstanbul Büyükşehir Belediyesi, heykel ve etrafının temizlenmesi için çalışmalar yapmaya başlamış. İnsanın içi acıyor. Avusturyalı heykeltıraş Heinrich Krippel tarafından İstanbul Sarayburnu'ndaki heykeli İstanbul-Ankara çekişmesinin ender örneklerinden biridir. Bu heykel için Atatürk der ki “Heykel durduğu yerle de bir şey anlatır. Heykelim orada olsun ki benden sonrakiler bu duruşu örnek alsın.” Sarayburnu'ndaki Atatürk heykeli bronzdan dökülmüş olup, Atatürk burada sivil giysileri ile tasvir edilmiştir. Sol elini beline dayamış, sağ elini de aşağıya doğru uzatmıştır. Heykelin kaidesinin önünde Hattat Kamil Akdik’in yazısı ile “tarihi ihtilas 1336”, arka yüzünde heykelin dikiliş tarihi 1926, yan tarafında Cumhuriyet’in ilân tarihi yazılıdır.

Saraya küskün Atatürk heykeli


19 Ağustos 2018 Pazar

Ressam Kristin Saleri ve Anadolu Kadınları


Kubizmden etkilenen İstanbullu bir ressam Kristin Saleri


Anadoluyu Resmeden Ressam Kristin Saleri
Blogger Bolat Kristin Saleri’nin Kubik resimlerine heyrandır. O bana göre bu topraklarda Anadolu kadınını ve Anadolu folklorunu resmetmiş en iyi ressamlarımızdan biridir. Kristin Saleri kadınları, tarlaları, çiçekleri, ağaçları, kuşları, müzisyenleri, balıkçıları ve ülkemizin folklorunu resimlerine taşıyarak ülkesine büyük hizmet etmiştir. Bir blog yazarı olarak, Türk milletinin sıradan bir ferdi olarak Kristin Saleri ve onun nezdinde ülkemizde yaşayan ve bu ülkeye hizmet eden Ermeni toplumumuza saygı ve şükranlarımı sunuyorum!  Bu etnik kimliği bir ayrım, ayrımcılık için değil  var olmalarına duyduğum saygı nedeniyle belirtiyor ve yazıyorum.

Doğumu hüzünlü yıllara denk gelen bir Ermeni Kızı


Bu blog yazım Kristin Saleri’yi anmak için yazılmıştır, toprağı bol, ruhu şad olsun…

Kristin Saleri’nin hayat hikayesi İstanbul’umuzun uzak ve yazlık ilçesi olan Silivri’de başlar. Babasının çiftliğinde 1915 yılında Silivri’de doğmuştur. 1915 yılı hem bizler için hem de Ermeni milleti için hüzünlü yıllardır. Keşke iki millet arasına bu korkunç nifak hiç sokulmasaydı da yüzbinlerce zenaat erbabı, iş insanı, binlerce sanatçı ve sıradan Ermeni birlikte yaşadığımız güzel ülkemizin yücelmesi için ata topraklarında kalmaya devam etseydi! Bambaşka bir Türkiye olurdu diye düşünüyorum!

Eve gelenlerin karikatürlerini yapan yaramaz Kristin


14 Ağustos 2018 Salı

Casanova'nın İstanbul ve Osmanlı Maceraları

Casanova'nın İstanbul Maceraları



Çapkın: Geçici heveslerle daldan dala konan haz peşindeki insanları anlatmak için kullanılan bir sıfattır. Çapkınlık denince her nedense akla sadece erkekler gelir ve dünyanın en ünlü çapkını olarak da “Casanova” bilinir. Yalın, dobra, cesur, ağzı laf yapan, kültürlü ve baştan çıkarıcı bir abimizdir. Kültürlü dediysek altı boş değildir. Edebiyatçıdır, Latince, Fransızca, Eski Yunanca ve tabi İtalyanca konuşmaktadır yani bildiğin filologtur. En iyi dil nasıl öğrenilir hepimize öğretmiş insandır.

Har vurup harman savuran bir maceracı Kazanova


Her insan gibi onunda defoları, bugları, açıkları vardır. Dolandırıcıdır, para yiyicidir, kumarbazdır kısaca har vurup harman savurandır. Tüm zamanların en ateşli çapkını Casanova İstanbul’a gelmiş ama amacına ulaşamamıştır. Geçici aşkların adamı Giovanni Giacomo Casanova bir Türk kızından yediği ayarla kös kös Korfu adasına yol almıştır.

Edebiyatçı olarak İstanbul'a gelmiş bir papaz adayı Kazanova


7 Ağustos 2018 Salı

Ünlü blog yazarları fenomenlerin tercihleri ve önerileri

Blogger ve vlogger tanımları ne kadar doğru? 

Nihayet! Blogger değil! İnstagram ünlüsü dediler!

Bu başlığı ben atmadım. Ayşe Özyılmazel köşesinde yazdı. Hatırlar mısınız bilmem! Daha dün gibi blogların hayatımıza girişi. Yıl 1999 Blogger blog hizmeti vermeye başladı. Yaşasın! Blog yazmak artık ücretsiz bir eylem haline geldi. 2003 yılına geldiğimizde Şubat ayında Google, Blogger'ı satın aldı  “Blog This” tuşu ile bambaşka bir dünya başladı. İnsanlar yazı ile blogger ve blog yazarı olarak derdini anlatmaya başladı. Bloglar hayatımızı zenginleştirdi, yazma dürtümüzü geliştirdi. Enteresan blog yazarları, ilginç bloggerları takip etmeye başladık, hayatımız güzelleşti. Bloglar internetin zenginliğinin en önemli parçası oldu!

Instagram ünlülerine blogger diyerek kavramın içini boşaltmak!