22 Mayıs 2018 Salı

Aslan Payı Deyimi Nereden Geliyor?

Ayamama Deresi Etrafında Aslan Payı Araziler

Aslan Payı deyiminin kökeni


Ayamama deresi etrafına yapılan yapılara bakınca 9.9.2009 tarihinde 11 vatandaşın öldüğünü hatırlarım! Ama ne hitmetse, yıkılacak denen dere yatağı bırak yıkılmayı, katmerlenerek inşaat şantiyesine çevrilmiştir. Aslanlar İstanbul arazisinde tepinmeye devam ediyor diyelim. Dere yatağı mı? Kim koymuş oraya dereyi yahu? Önemli olan aslanların payını almasıdır. Gelin size "aslan payı" deyimin hikayesini anlatayım! Bu daha eğlenceli aslanlar bizi parçalamasın sonra!

Hikaye şöyledir. Bir gün  bir aslan bir kurt ve bir tilki ortaklaşa ava çıkarlar. Çayırda çok iyi beslenmiş bir karaca avlarlar. Üç avcı da yorgundur. Aslan gölgeye geçip kurt ve tilkiye şöyle der

"Haydin bakalım koçlar güzel bir av oldu paylaştırın aramızda şu karacayı"

Kurt hamen zıplar "Ne demek aslanım hemen ben paylaşımı yapıyorum bak şimdi" der. Ve eşit miktarda dağıtarak bir sana, bir bana, bir tilkiye diyerekten avı paylaştırır. Ve döner gölgedeki aslana bak bakalım olmuş mu der!

Karacayı üç eşit paya ayrılmış şekilde gören aslanın tepesi atar! Bütün siniri ile pençesini havaya kaldıran aslan yıldırım gibi çarparak çatırt diyerek kurdun belini kırar. Bununla da yetinmez onu azğındaki keskin dişlerle hallaç pamuğu gibi bir sağa bir sola atar!

Sonra hayretler içinde titreyerek bakan tilkiye döner.

"Gel bakalım tilki efendi kurt bunu beceremedi sen pay et şu karacayı" der.

Tilki korkudan tir tir titremektedir.

Karacayı bir aslan hazretlerine, yine aslan hazretlerine, bu da aslan hazretlerine, şu da aslan hazretlerine diyerekten tüm eti aslana, bağırsakları ve mideyi de kendine ayırır. Titreyerek gölgedeki aslanı bak bakalım olmuş mu aslan hazretleri der. Aslan tilkinin pay etme işine bakınca baya bir keyiflenir ve tilkiye dönerek şöyle der!

"Aferin be tilki sen biliyorsun bu pay etme işini! Nerden öğrendin sen bunu deyince" 

Tilki kıyıda leşe dönmüş olan kurdu göstererek ondan öğrendim aslan hazretleri der!

İşte aslan  payı deyiminin kökeni de buradan gelir!

18 Nisan 2018 Çarşamba

Bakırköy'deki Rus Kültürel Mirasi Nerede?

Bakırköy'ün ismi nereden geliyor?


Bakırköy'de bir minibüsteyim. Yolculardan biri yanındakine anlatmaya başlıyor. Efenim eskiden Bakırköy'de bakır çıkıyormuş. Sonra burada bakır  çok çıktığı için bakırın köyü anlamında Bakırköy demişler! Aydaa! Olur mu böyle şey! İnternet çağında bile okumak yerine işkembeden sallamak daha kolay sanki!


Bakırköy isminin kökeni, etimolojisi!


İstanbul'un Bakırköy ilçesi ya da eski adıyla Makriköy, jeptimun, Makrohori, Bizans'taki adıyla Hebdomon bugün İstanbul'un en yaşanası yerlerinden biridir. Bakırköy ilçesinin bendeki izlenmi şudur: Sakin, düzenli, her şeyi kararında yaşanılacak bir  İstanbul ilçesi. İstanbul'un her yeri gibi Bakırköy de son zamanlarda yapılaşmadan nasibini aldı. Bakırköy Belediyesi Ataköy Sahildeki binaları mühürlemesine rağmen adamlar sahili mahvedip binaları diktiler iyi mi? Kim yaptı bu iyiliği inşaat firmalarına bilemiyorum! Düşünün ilçenin belediye Başkanısınız ama sizin izin vermemenize rağmen devletin başka kurumları buna izin veriyor! Nasıl iş?

Ruslar Bakırköy'ü işgal ediyor!


27 Mart 2018 Salı

İstanbul Kirlilik Endeksi'nde Kirli Şehirler Arasında

İstanbul Dünyanın En Kirli Şehirleri Arasında

Küçükçekmece'de E-5 kenarındaki TOKİ Arazisi'ne AVM

Ah İstanbul İstanbul Olalı. Hiç görmedi böyle keder. Geberiyorum aşkından ama dünyanın en kirli şehirlerinden biri seçilmişsin buna ne diyeyim bilemiyorum. Seni sevemeyen, seni iğdiş eden, seni sevmeye değil, seni rakibi görüp yenmeye çalışan çarpık bakışlı sersemler utansın!  Seni tahrip eden yerel yönetimlere ne diyeyim! İstanbul, Kirlilik Endeksi'nde 106 puan alarak içimizi acıtmıştır. Dünyanın kirli şehirlerinden biri olmak sana yakışmıyor İstanbul.


Küçükçekmece Sefaköy'de E-5 Kenarındaki TOKİ arazisine çarşı inşaatı diken zihniyet!


Gökdelen dike dike, AVM dike dike dünyaya kazık çakacaklarını sananlar şunu bilsinler ki toprağın bir karış altında sınır mınır yok. Cumhurbaşkanı ikaz etti, Başbakan da söyledi bırakın şu imar değişikliği işlerini filan diye ama aldırış eden de yok arkadaş! Bu ne doymaz inşaat iştahıymış, bu ne müteahhit sevgisiymiş be kardeşim! Eh be! Hani atalarımızı seviyorduk, hani kültürel mirasımıza sahip çıkıyorduk. Hani geçmişimizi yad ediyorduk. Eh be kardeşim! Bi yıkamadınız gitti şu Zeytinburnu'ndaki 16/9 kulelerini! Ne diyorsun Zeytinburnu Belediyesi, gerekirse bütçe için İstanbul halkı bağış yapsın bütçen yoksa! Cumhurbaşkanımız traşlansın demedi mi kardeşim!

Milyonlarca Yenibosna-Beylikdüzü Metrobus yolcusu TOKİ tabelasını görünce her gün rahatlıyor!


25 Mart 2018 Pazar

Kahin Alois Irlmaier Kehanetleriyle Şaşırtıyor

Dünyanın meşhur kahinleri İstanbul'da Kahinler


Osmanlı'da Müneccimbaşılık ve Kehanetler
Her zaman kâhinler ilgi çekmiştir. İstanbul’da padişahın devlet işlerini danıştığı kâhinler vardı. Biz kâhinlere “müneccim” diyoruz. Sarayda müneccimler ve bir de müneccimbaşı vardı. “Blogger Bolat İslam’da müneccimlik var mı?” diye soracak olursanız bu tartışmaya girmem derim. Ama şunu bilin ki müneccimlerin en ünlüsü Müştak Baba’dır. Müştak Baba İstanbul'dan sonra Başkentin Ankara olacağını söylemişti.Müştak Baba işkemi kübradan sallayan biri değil astronom ve matematikçiydi. Böyle müneccimdi falcı değildi.Yıldızları ve gökyüzünün hareketlerini inceleyip "Ahkam Takvimi" oluştururdu.

16 Mart 2018 Cuma

Milis Binbaşı Mehmet Ragıp Bey ve Milli Mücadele

İstanbul'da Milli Mücadele Yılları


Milli Mücadele Yıllarında İstanbul'daki Vatanseverler
Değerli yazar büyüğüm İbrahim Balcı son Kitabı "Milis Binbaşı"yı imzalayarak göndermiş. Bloğumu okuyanlar bilir bir kaç kez kendisini blog yazılarımla anmışımdır. Bir insan bu yaşında bu kadar verimli ve çalışkan olabilir mi? Yazar İbrahim İbrahim Balcı ise evet olabilir.


Teşkilatı Mahsusa ve İstanbul


İpsiz Recep Reis Emice'den sonra yeni bir şaheser! İstanbul'un işgal yıllarını inceleyen "Milis Binbaşı" adlı kitabın alt başlığı "Hacıoğlu Hafız Mehmet Ragıp Bey" İstanbul'un karanlık yıllarının incelendiği bu kitap bu topraklar üzerinde nasıl ayakta kaldığımızı anlamak için mutlaka okunmalı. İşgal, çeteler, işbirlikçiler, vatan hainleri, vatanseverler, Teşkilatı Mahsusa, İşgal edilmiş İstanbul'dan Anadoluya silah taşımaya çalışan balıkçılar kısacası bir millet işgalden nasıl kurtuluru bu kitapta görüyorsunuz.

4 Mart 2018 Pazar

Münasebetsiz Mehmet Efendi


Münasebetzilikle Dobralık Arasındaki Farklar

Münasebetsiz Mehmet Efendi'nin İlginç Hikayesi
Geçen bir arkadaşımla konuşurken dobralıkla, münasebetsizlik arasındaki farkı tartıştık. Dobralıkla münasebetsizlik arasında dağlar kadar fark vardır. "Münasebet" kelimesi Arapça kökenli olup ilgili, ilintili, sebep sonuç ilişkiline dayalı durumları ifade etmekte kullanılır. Sebep ve sonuca bağlı bir uygunluk durumu olmalıdır. 



Dobra kelimesinin kökeni Bulgarca'dır.


Dobra kelimesi ise dilimize Bulgarca'dan girmiş olup Trakya göçmeni Türkler aracılığı ile dilimize girmiştir. Dobra Bulgarca'da iyi demektir. Bugün Türkçe'de ise anlaşılır ve açık anlamıyla kullanırız. Açık sözlülük dobralığın idafe edilmiş şeklidir.

Münasebetsiz Mehmet Efendi ve ilginç hikayesi


23 Şubat 2018 Cuma

Ünlü Bloggerlar Sosyal Medya Fenomenleri Halleri

Ana ben sosyal medya fenomeni olacağım!


Bedenimle aram açılsın diyorsan tıkla gör

Blogger denince akla ilk olarak Instagramerlar gelmeye başladı. İnsan bedeninin yazıdan daha çekici olması hiç de şaşırtıcı değil. Yaşasın içgüdüler! Hürriyet’in ünlü blogger diye verdiği haberin konusu 23 yaşındaki Brezilyalı sosyal medya fenomeni Marcelle Mancuso. Sıkı popo uğruna çalışan bu ünlü sosyal medya fenomeni mekik çekerken belini kırmış! Doktorlar bir daha ayağa kalkamayabilirsin demişler. Kadının dünyası başına yıkılmış. Hürriyet de bu sözde ünlü bloggerın haberini İngiliz medyasından almış! Bak şu hale!

Ünlü Bloggerlar ve Sosyal Medya Fenomenleri


Bu konuya neden dikkat çekiyorum? Kavramları karıştırıyoruz. Instagram kullanıcılarını blogger olarak ifade etmek doğru değil. Blog yazarlarına blogger denir. Blog yazmayan insanlar Facebook kullanıcısı, Instagram kullanıcısı, Instagramer, Youtuber veya vlogger olarak ifade edilmelidir. Oh ne blog yazmak. Çek çektir kendini koy resimleri blog yazdım blogger oldum!

Etkinlik etkinlik gezip sosyal medya fenomeni olmak!


18 Şubat 2018 Pazar

Şişli Etfal Hastanesi'nin Adı Nereden Geliyor?


Şişli Etfal Hastanesi Bahçesi Çocuklar

Bir babaya "kızının bir gün ömrü kaldı" diyebilmek


İstanbul'umuzun en tanınmış hastanelerinden biri Şişli Etfal Hastanesi’dir. II. Abdülhamit çok sevdiği kızı Hatice Sultan hastadır. Hekimbaşı çağrılır ve Dr. İbrahim Bey Sultan'ın 1 günlük bir ömrü kaldığını söyler. Hatice Sultan halk arasında "kuşpalazı" bilimsel adıyla difteri denen solunum yolu hastalığından gün içinde hayatını kaybeder. 

Hayrat için yaptırılan Şişli Etfal Hastanesi


Acılı Padişah kızı adına hayrat yaptırmak istemektedir. O zamanlar Cami, Çeşme, Aşevi yaptırmak adettendir. Fakat Padişah II. Abdülhamit Hatice Sultan adına bir çocuk hastanesi yaptırmanın camiden daha büyük sevap getireceğini inanmıştır. O zamana kadar Osmanlı Devleti’nde çocuklar için bir hastane yoktur. Padişah  hayrat olsun diye bu hastaneyi yaptırmıştır. İşte bu nedenle Şişli Etfal Hastanesi Türkiye hastanelerinin kutup yıldızıdır. Hastanede ilaç yapılmakta ve hemşire yetiştirilmektedir. Ayrıca ilk kalorifer sistemi bu hastanede uygulanmıştır.

Peki, Şişli Etfal Hastanesi'nin ismi nereden geliyor, tarihi hikayesi nedir?  


16 Şubat 2018 Cuma

KAÇUV Kanserli Çocuklara Umut Vakfı ve Umut Kafe

KAÇUV “Nerede yaşam varsa, orada umut vardır”
Evler ırak olsun kanser denen hastalık canımızı yakmaya devam ediyor. İnsanlığın geleceğine damga vuracak insan kansere çare bulan bilim insanı olacak diye düşünüyorum. Türkiye’de milyonlarca insan kanser denen illetle mücadele etti, kazananlar var, kaybedenler var ama mücadele sürüyor.

Çocuk ve kanser kelimesini yan yana yazmak istemezdim ama bu bir gerçek! Kanserli çocuklarımız var ve onları tedavi ettirebilmek için birçok aile büyük şehirlere gelmek zorunda kalıyor. Çocuğunu metropollerde tedavi ettirmek isteyen ailelerin aş, iş, ayakta kalma mücadelesi başlıyor.

10 Şubat 2018 Cumartesi

Romanlar Çingeneler Kökenleri Tarihi Gelişimleri

Osmanlı Devleti Döneminde Çingeneler İzmir

Küçükçekmece Gölü’nün kıyısında bulunan viyadükten geçerken aşağıda iğreti çadırlarda yaşayan Çingeneler’i sanırım birçok İstanbullu görmüştür. Minik çadırlarında maruz kaldıkları soğuk ve sıcağı oradan geçerken hisseder empati kurarım. Çingeneler insanlık ailesinin ayrılmaz bir parçasıdırlar. En gerçek ve doğru manasıyla Çingeneler göçebe zanaatçı ataların çocuklarıdır. Bana göre dünyada özgün kalabilmiş yegâne millettir. Anadolu’da çerçicilik, bohçacılık, kalaycılık gibi meslekler yaparak ayakta kalan bu toplum, büyük şehirlerde sanat camiasında yer alarak önyargıyı hak etmeyecek yetenek ve güzelliğe sahiptir.

Çingeneler, Romanlar ayrı haklar mıdır?


Çingeneler daha büyük bir toplumun ismidir. Romanlar ise Çingenelerin bir topluluğudur. Çingene halkı Hint-Avrupa kökenli bir halktır. Hindistan’ın kuzey bölgelerinde yaşayan bu maceraperest toplum, Pakistan, Afganistan üzerinden hemen hemen dünyaya yayılmışlardır. Her coğrafyada ayakta kalacak bir dirayete sahip olabilmişlerdir. Tek başına bu bile onların alkışlanması ve saygı görmesi için yeterlidir. Bugün çoğunlukla, Romanya, Bulgaristan, Yunanistan, Türkiye gibi doğu Avrupa ülkelerinde yaşayan Romanlar başkalaşım geçirmeden kendi kültürlerini yaşatmaya ve ayakta kalmaya çalışmaktadırlar. Blogger Bolat insanı onları Türkiye Cumhuriyeti’nin en önemli zenginliklerinden biri olarak görmekte ve bu ayakta kalma mücadelelerine alkış tutmaktadır.

2 Şubat 2018 Cuma

Pazarola Hasan Bey Kimdir?

Pazarola kelimesinin Kökeni, hikayesi


Pazar Ola Hasan Bey Pazarola!
Dilimizde "Pazarola" diye bir söz vardır. Bu sözün anlamını, hikayesini, etimolojisini bilir misiniz? Bilmiyorum diyenler şöyle buyursun:

Öyle insanlar vardır ki, adeta bulunduğu şehirle bütünleşmişlerdir. Şehrin adı söylendiğinde akla ilk onların ismi gelir. Uzun yıllar oturduğum Sarıyer’de Araştırmacı Yazar İbrahim Balcı ağabeyimle tanışmaktan büyük mutluluk duymuşumdur. Kendisi Sarıyer denince aklıma gelen ilk isimdir. Onlarca değerli kitap yazmış olan Araştırmacı Yazar İbrahim Balcı ağabeyim Sarıyer'in gururudur. Geçen sosyal medya hesabından bir paylaşımda bulundu. Şehrin müstesna insanlarından birini bizimle paylaştı. Paylaştığı hikayenin adı “Pazarola Hasan Bey” 

Pazarola Hasan mı deli, yoksa biz mi deliyiz hikâyeyi okuyunca siz karar verin lütfen!  

İşte, Araştırmacı Yazar İbrahim Balcı paylaşımıyla Pazarola Hasan Bey’in hayatı ve bugünde kullandığımız “Pazarola” kelimesinin etimolojik hikâyesi.

Pazarola Hasan Bey'in ilginç hikayesi


"Pazarola Hasan Bey" 1885 de doğdu 1926 da İstanbul'da öldü. İstanbulluların vazgeçemedikleri biridir. Bilhassa kızların kendisine çok çok değer verdiklerini bilir, onlara çok özel sözler eder ve gönüllerini alırdı. Meczup biriydi, yani tıp dilinde mongoloid. Kısaca boylu, iri kafalı, uzun suratlı, sevecen biriydi. Başında fesle gezerdi. Fesin etrafında çevrili olan banta da "Pazarola Hasan Bey" yazardı. Sokağa çıktığı zaman kızlar başına üşüşür ve yaşmaklarını açarak yüzlerini gösterirdi.