Kayıtlar

Blogger etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Ressam Kristin Saleri ve Anadolu Kadınları

Resim
Kubizmden etkilenen İstanbullu bir ressam Kristin Saleri Anadoluyu Resmeden Ressam Kristin Saleri Blogger Bolat Kristin Saleri’nin Kubik resimlerine heyrandır. O bana göre bu topraklarda Anadolu kadınını ve Anadolu folklorunu resmetmiş en iyi ressamlarımızdan biridir. Kristin Saleri kadınları, tarlaları, çiçekleri, ağaçları, kuşları, müzisyenleri, balıkçıları ve ülkemizin folklorunu resimlerine taşıyarak ülkesine büyük hizmet etmiştir. Bir blog yazarı olarak, Türk milletinin sıradan bir ferdi olarak Kristin Saleri ve onun nezdinde ülkemizde yaşayan ve bu ülkeye hizmet eden Ermeni toplumumuza saygı ve şükranlarımı sunuyorum!  Bu etnik kimliği bir ayrım, ayrımcılık için değil  var olmalarına duyduğum saygı nedeniyle belirtiyor ve yazıyorum. Doğumu hüzünlü yıllara denk gelen bir Ermeni Kızı Bu blog yazım Kristin Saleri’yi anmak için yazılmıştır, toprağı bol, ruhu şad olsun… Kristin Saleri’nin hayat hikayesi İstanbul’umuzun uzak ve yazlık ilçesi olan Sili...

Momo oyunu nedir? Momo ifriti hikayesi!

Momo nedir? Momo kimdir? Momo neyin nesidir aga? Sosyal medyada Momo adlı yeni bir oyun içimizdeki karanlık düşüncelerin bir ürünü olarak ortaya çıktı. Momo zincir korku oyunu mesajı profilinin önce Facebook'ta kurulduğu iddia ediliyor. Mesajlaşma platformu WhatsApp üzerinden yayılan  korkunç yüzlü Momo karakterini giderek daha fazla kişi tanımaya başladı. Momo nedir? Momo oyunu nasıl oynanır? Gibi cümleler arama motorlarında hızla yükseliyor. Momo'nun arkasında kim var? Özellikle gençlerin ilgi gösterdikleri bu oyun salgın gibi yayılmaya ve kötülük saçmaya aday bir dijital zararlı. Daha doğrusu siber zararlı diye isimlendirelim. Hatırlarsanız bir Rus yazılımcı tarafından geliştirilen Mavi Balina oyununa işlev olarak çok benziyor. Bu oyun ile ilgili olarak aklınıza şöyle bir soru gelebilir. Momo neden Latin Amerika’da yaygın olarak kullanılıyor? Öncelikle fotoğraftaki Harpia nesli yok olan bir Güney Amerika kartalının adıdır. Başka bir neden ise mali yapıları bozuk, gelişmiş...

İsveç köftesinin tarihi yolculuğu

Resim
Köftenin İsveç topraklarına yolculuğu Köftenin İsveç Yolculuğu Köfte Türk yemek kültürünün en önemli nişanelerinden biridir. Geçenlerde bir arkadaşım İKEA’da yediği köftelerin lezzetinden ve ucuzluğundan bahsederken tıpkı Yunanlılar gibi bazı yemeklere konduğumuzu da ima etti! O ballandıra ballandıra İsveç köftesini anlatırken içimden bir ses o kadar kişi içinde ona yüksek sesle “cahil” demek istedi ama nezaketimizi koruyarak içimizdeki şeytanı atlattık çok şükür. İsveç köftesi bizdeki namı Demirbaş Şarl olarak bilinen İsveç Kralı XII. Carl tarafından Osmanlı topraklarından İsveç’e götürüldüğü Vikipedia da bile yazıyor! İsveçliler de bunu inkâr etmezler bilirler ki durum böyledir. İsveççe'de köfte "kött-bullar" şeklinde ifade edilir. Kött-et demek, bullar-ekmek demek. Köftenin içine bayat ekmek konmuyor mu? İsveç Kralı Carl'a neden Demirbaş Şarl diyorlar?

İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Muzesi ve Fuat Sezgin Hoca!

Resim
İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi Prof. Dr. Fuat Sezgin hoca hayatını kaybedince onun büyük önem verdiği İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi aklıma geldi. İslam Bilim Tarihçisi Prof. Dr. Fuat Sezgin tarafından hazırlanan ve 24 Mayıs 2008 yılında açılan müze, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Frankfurt Üniversitesi Arap İslam Bilimleri Tarihi Enstitüsü, Prof. Dr. Fuat Sezgin, Türkiye Bilimler Akademisi (TUBA) ve Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırmalar Kurumu (TÜBİTAK) arasında imzalanan protokolle hayatımıza girdi. Daha doğrusu giremedi. Ne yazık ki kendisini muhafazakar veya milliyetçi gören insanların dahi %95’nin adını bilmediği hatta gitmediği müzenin adı İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi’dir. Bu %95 tahmini iddialı bir tahmindir ve tamamen bana aittir yani objektif düşünce değildir. Ama gönül ister ki bir örneği Frankfurt’ta olan bu müzeyi en azından İstanbulluların %50’si müzeyi ziyaret etsin. Gönül neler istemiyor ki! Elimizdeki kıymetlerin değerini bilmem...

Pazarola Hasan Bey Kimdir?

Resim
Pazarola kelimesinin Kökeni, hikayesi Pazar Ola Hasan Bey Pazarola! Dilimizde "Pazarola" diye bir söz vardır. Bu sözün anlamını, hikayesini, etimolojisini bilir misiniz? Bilmiyorum diyenler şöyle buyursun: Öyle insanlar vardır ki, adeta bulunduğu şehirle bütünleşmişlerdir. Şehrin adı söylendiğinde akla ilk onların ismi gelir. Uzun yıllar oturduğum Sarıyer’de Araştırmacı Yazar İbrahim Balcı ağabeyimle tanışmaktan büyük mutluluk duymuşumdur. Kendisi Sarıyer denince aklıma gelen ilk isimdir. Onlarca değerli kitap yazmış olan Araştırmacı Yazar İbrahim Balcı ağabeyim Sarıyer'in gururudur. Geçen sosyal medya hesabından bir paylaşımda bulundu. Şehrin müstesna insanlarından birini bizimle paylaştı. Paylaştığı hikayenin adı “Pazarola Hasan Bey”  Pazarola Hasan mı deli, yoksa biz mi deliyiz hikâyeyi okuyunca siz karar verin lütfen!   İşte, Araştırmacı Yazar İbrahim Balcı paylaşımıyla Pazarola Hasan Bey’in hayatı ve bugünde kullandığımız “Pazarola” kelimesinin etim...

Redhouse Kimdir İlginç Hayat Hikayesi?

Resim
İstanbullu Redhouse İstanbullu Sir William James Redhouse Kimdir? İstanbul çok garip bir şehir. Ben İstanbul'u tavan arasındaki bir sandığa benzetiyorum. Karıştırmak, keşfetmek çok ayrı bir duygu. Mesela Blogger Bolat olarak size bir soru sorsam cevabını hemen vereceksiniz. O zaman soruyorum: Redhouse nedir? Redhouse kimdir? -Bildim Türkçe İngilizce yaygın olarak  kullanılan sözlük diyeceksiniz! Biliyorum o sözlüğün yazarı diyeceksiniz. Doğrudur ama Redhouse sadece bir sözlük ismi değildir. Redhouse sizin gibi benim gibi bir İstanbulludur.  Nasıl yani? Dediğini duyar gibiyim. Gelin size Sir  William James Redhouse'un hikayesini anlatayım. James Redhouse'un ilginç hayat hikayesi William James Redhouse, Biritanya Krallığında 1811 yılında soğuk bir kış günü dünyaya gelir. Londra’da doğar, talihsiz bir çocuktur. Henüz 5 yaşındayken yetim kalır. Ana yok, baba yok! Okulda başarısızdır. Sekiz yaşında okuldan atılır. Donanma’ya personel yetiş...

Biyofili Biyofobi Nedir? İstanbul'un Biyofobik Tasarımları

Resim
Atalarımızın biyofilik tasarımı Topkapı ve bizim biyofobimiz Bu ne garip bir terim Blogger Bolat biyofili de nedir? Dediğini duyar gibiyim. Biyofili: İnsanların hayvan, bitki, bitki örtüsü, su, doğa sesleri, mevsimsel değişiklikler gibi doğal uyaranlara doğuştan gelen bir yakınlık isteği şeklinde ifade edilen bir terimdir. Yani, insanın bu doğaya bağlı yaşama inancına biyofili deniyor. Biyofili, ilk olarak Amerikalı psikolog Edward Wilson tarafından ortaya konulan ve insanın bilinçaltındaki hayatını devam ettirmeye olan inancı azmi olarak açıklanan bir terimdir. Wilson bu kavramı Biophilia adlı eserinde kullanmıştır. Bekliyoruz bizim akademisyenlerimiz ne zaman dünyaya bir terim ya da kavram ihraç edecekler? Bu terim dilimize biyofili veya biyofilya şeklinde geçmiştir. İngilizcesi "biophilic" olan bu terimin mimarideki karşılığı ise "biophilic desing"dır. Fotoğrafa bir bakın bizden 550 yıl önce atalarımızın en zengin zamanında yaptığı insan ruhuna ve doğaya u...

Blogger Bolat'ın 2018 Hayalleri

Resim
Topağacı/Nişantaşı 2017 giderken 2017 giderken aklıma takılanları yazayım istedim. Ben otorite kuşağının bireyiyim. Oğlum ise internetin hatta bilgisayar faresinin bile kalubeladan bu yana olduğunu var olduğunu sanıyor. Hiyerarşi  toplumunda yaşamanın tüm sıkıntılarını gördüm, yaşadım. 2018 yılında ülkem, insanlık, ve güzel İstanbul için harika bir gelecek olsun istiyorum.  İstanbul'daki belediyelere 2018 tavsiyem festival yapmayın, inşaat dikmeyin! 2018'de belediyelere sesleniyorum kamu arazilerinde imar değişikliği yapmayın, kamu arazilerine inşaat diktirmeyin! Her püsürüğe festival demekten uzak durun! Festival kelimesinin o kadar içini boşaltıp, dejenere ettiniz ki sayenizde "festival" kusacağım!

Küçük İstanbul Nerede?

Resim
İstanbul kim tarafından nasıl kuruldu? İstanbul ile Göbeklitepe'nin ne alakası var? Büyük İstanbul burada peki Küçük İstanbul nerede? Bir maddenin, bir şehrin büyüğü olmadan küçüğü de olmaz. Eskiler derki her şey zıddı ile kaimdir. Önce büyük İstanbul ile başlayalım. İstanbul’u İstanbul yapan Büyük Konstantin’dir. Romalılar içinde bizim de olduğumuz “barbar” olarak adlandırdıkları kavimlerin istilası nedeniyle ne Roma’nın ne Milan’ın imparatorluk için güvenli bir başkent olamayacağını biliyordu. Çünkü Roma imparatorluğun sınırları Avusturya’dan Kızıldeniz’e, İspanya’dan Kırım’a dek uzanıyordu. Ona son derece merkezi ve güvenli bir anakent lazımdı. Ve Büyük Konstantin 11 Mayıs 330 yılında Büyük Konstantin, şehirlerin kraliçesine taç giydirerek İstanbul’u, Roma’nın yeni başkenti olarak tüm dünyaya ilan etti. Artık doğunun ve batının kalbi burada atacaktı. Ve 1453’te büyük İstanbul Türklerin şehri oldu. Küçük İstanbul kim tarafından nasıl kuruldu?

Kokoreç: İstanbul’un Sokak Lezzetleri

Resim
İstanbul'un sokak lezzetleri kokoreç Bu blog yazımızın konusu “kokoreç!” Kokoreç mi? Ayyy iğraanç diyenler varsa hemen ayrılsın! Başlangıçta belki burun kıvıranlar olsa da kokoreç zamanla alışacağınız ve seveceğiniz bir İstanbul lezzetidir. İstanbul lezzetidir diyorum çünkü Blogger Bolat insanı olarak İstanbul’a gelene kadar kokoreç yememiştim. Kokoreç bir Arnavut yemeğidir. Yunanistan’da yaşayan Arnavut kökenliler tarafından İstanbul’a getirilmiştir. Sakatat seven biri olarak kokoreç’i de çok sevdim. Kokoreç Kelimesinin Kökeni Etimolojisi Değerli dostlar “Türk Dil Kurumu Sözlüğü’ne baktım. Kokoreç için Rumca kökenli: ‘Şişe sarılarak kor ateşte kızartılan, kuzu bağırsağından yiyecek’ diye yazıyor Blogger Bolat buna ne diyeceksin?” Derseniz bence yanlış derim, kokoreç Arnavut yemeğidir ve Arnavutça’dır. Blogger Bolat insanı Bayrampaşa'nın medarı iftiharı isli et ve kokoreç'e bayılır! Peki, Arnavutça’da Kokoreç ne anlama gelir?

Blog Yazarları Blogger Daphne Caruana Galizia'ya Veda!

Resim
Blogger Bolat Nedamet Getiriyor! Türkiye’deki blog yazarları olarak kendimizi sorgulamamız gerektiğini düşünürüm. Blog denince akla, moda, kozmetik, seyahat, yeme içme gibi alanlar geliyor. Neden ülkemizin içinde bulunduğu durumlarla ilgili blog yazıları yazmıyoruz? Ya da yazamıyor muyuz? Bloggerlar olarak kendimizi oto sansüre mi tabi tutuyoruz? Kafamda deli sorular, vicdan azapları! Blog yazarları olarak kötü de bir haber aldık. Malta'nın önde gelen blog yazarlarından, Galizia katledildi. Blog yazarı yolsuzluk karşıtı yazılarıyla tanınıyordu. Panama Belgeleri ve Blogger  Daphne Caruana Galizia Blog yazarı Galizia 53 yaşındaydı, mesleği için gözünü budaktan esirgemeyen önemli bir gazeteciydi. Yaptığı araştırma haberleri ile Muscat'ın Panama Belgeleri ile bağlantılı suçlamalar nedeniyle erken seçimlere gitme kararı almasını sağlamıştı. Muscat'ın eşinin rüşvet paralarını Panama'da gizli hesaplara yatırdığı, bu bağlamda dile getirilen iddialar arasında yer al...

Hangi Balık Ne Zaman Yenir? Balık Takvimi Nasıldır?

Resim
2017-2018 Balık Avı Sezonu 1 Eylül 2017 Tarihinde Başlıyor Balık Takvimi - 2017-2018 Balık Avı Sezonu Başlangıcı 2017 balık avı sezonu ne zaman açılıyor? 2017 balık avı sezonu 1 Eylül 2017 itibari ile başlıyor. Bu yıl yine tezgahlarda bolca palamut göreceğiz, lüfer de oldukça verimli gözüküyor. Balıklar A, B1, B2 ve D vitaminleri ile iyot, çinko, fosfor, mineralleri açısından zengin besin kaynaklarıdır. Yine N–3 yağ asitleri balık yağında bulunur ve sağlığınız için önemlidir.  Özellikle hamsi, sardalya, istavrit gibi balıkları kılçıklarıyla yerseniz bolca kalsiyum almış olursunuz. 2017 balık fiyatları nasıl olacak?

Kurumsal Bloglar Markalar ve Türkiye Örnekleri 2017

Resim
Kurumsal bloglar faydalı mıdır? Kurumsal Bloglar Nasıl Olmalı? İstanbul'da Dolmabahçe Sarayı Bahçesi'ndeki kafede bir grup dostumuzla konuşurken söz döndü dolaştı "kurumsal-bloglar"a geldi. Biz  konuyu yaklaşık 2 saat tartıştık! Ben de bu konudaki düşüncelerimi buraya döktüreyim istedim. Müthiş bir dijital dönüşüm içindeyiz. Kurumsal bloglar hızla artıyor. Değişime ayak uydurmak isteyen kurumlar da acayip bir telaş içinde. Çünkü firmalar fark kettiler ki kurumsal bloglar aynı zamanda dijital rekabetin gizli bir aracı. Ben "kurumsal blog" fikrini uzun süre beğenemedim. Halen de tam olarak içime sindirebilmiş değilim, kafamda deli soru işaretleri var! Çünkü blog dediğimiz şey özel olduğu için çok değerlidir. Eğer kurumsal bloglar haber sitesi mantığıyla anonim haberlerden, basın bültenlerinden oluşacaksa ki bugün maalesef çoğu öğle ben bu şekilde oluşturulmuş ya da oluşturulacak olan blogların koca bir veri çöplüğünden başka bir şey olmayacağını d...

Blogger Bolat'tan Trollere Şerbetlenme Dersleri

Resim
Bilgi Çağının Goygoycu Başları İnternet Trolleri İnternet Trolleri (Ilustrayon:www.thesurge.com) Bazen ağır eleştiriler alıyorum. “Nabza göre şerbet” verdiğimi söylüyorlar! Hayır, “nabza göre şerbet” benim mizacıma uygun değil. Eğer fikirlerimi savunmam gereken bir an ve ortam oluşursa elbette ben de her insan gibi düşünceleri söyler gerekirse, tartışırım. Ama tartışılmaya değer olmayan konuları, tartışmaya değmeyecek insanlarla tartışmam! Çocuklar! Gidin başka ortamlara takılın benim blog sizi kasar! Yavru trollerim çoğu insan “Trol” kelimesinin ne olduğunu bilmezken biz o yollardan dönüşe geçmiştik. Şu gördüğünüz ilustrasyondaki kafayı siz trafo işareti sanırken biz onunla eğlenirdik! İnternet Trolleri İstanbul'u Dar Ederse Taş yağmuruna tutsanız da ben size havlamam insanımsılar! Çalıyı dolaşır kuyruğunuza yine basmam!  İstanbul sokaklarında Kan Kusup Kızılcık Şerbeti İçerim amma size dalaşmam! Ayrıca genel kültürünüz biraz gelişsin, buraya k...

Stalker veya Stalklamak Ne Demek?

Resim
Stalk, Stalker, Stalkerlar ve Stalking  Graffiti Sanatı İstanbul İETT Garajında / Stalker Tek tanıdığım stalker İETT garajına graffiti yapmış “Stalker” imzalı sokak sanatçısıdır. Sosyal medya hayatımıza girdi gireli birçok yeni sözcük günlük hayatımıza girdi. Blog, blogger, twit gibi kelimelerin dilimize girişini anlayışla karşılıyorum. Stalklamak, Stalker Ne Demek? Kimse alınmasın ya da alınmak isteyen alınsın umurumda değil ama başkalarını aşağılamak için kullanılan “varoş”, “kezban” “ezik” gibi kelimeleri kullanan tiplerin dillerine doladıkları 2 kelimedir. Birini gözetlemek, dikizlemek, izlemek, röntgencilik veya dikizcilik kelimeleri o geniş kelime dağarcıklarında olmadığı için akıllarınca havalı buldukları İngilizce kökenli kelimeden uydurdukları kelimelerdir.  Takip etmek, iz sürmek veya birisini izlemek olarak adlandırabileceğimiz bu sözcükler Şeytani “merak” duygumuzun nerelere vardığını göstermesi açısından önemlidir. Aynı merak duygusu her nedense...

CNR-Kitap Fuarı'nda Wattpad Kitap Blog Yazarları

Resim
Wattpad yazarları CNR Kitap fuarına damga vurdu Wattpad Türkiye Kitap Bloğu Yazarları CNR Kitap fuarını ziyaret ettim. Bazı yazar arkadaşlarla konuştum. Gençlerin fuar içindeki bazı stantların önünde kuyruk oluşturmasına yanımdaki arkadaşım şaşırsa da ben şaşırmadım. Çünkü onlar blog yazarlarıydı yani Wattpad blog yazarları! Gençler kendilerinin dilinden anlayan akranlarının imza günlerine hücum etmişler. Kimler bunlar blogger Bolat diye soracak olursan yazayım okuyucum. İşte o kitap blog yazarları: Filiz Puluç, İrem Demirbaş, Zeynep Sey, Dilara Keskin ve Tuğçe Doğan. Kitap fuarında eş dost ziyareti

Bir Blogger 11 Faklı Ayna 11 Marka

Resim
Hüzünlü bir şarkı vardır, biraz mırıldanınca hemen dilinize pelesenk olacak! Nedir bu şarkı: Harmanım ben harmanım! Kırk satırlık fermanım! Yok dizinde dermanım   Eyletmen beni, Söyletmen beni, Ağlatman beni, Ayyynalaaar ayyynaalaar!   Moda Blog Yazarı Inna 11 Faklı Mağazada Alışveriş merkezinde hırsız muamelesine ses çıkarmamak! Bu alışveriş işini hep sıkıcı bulmuşumdur. 2 yıl önce ünlü bir markanın Marmarapark AVM’sinde bir gömlek denemek isterken görevli kız çantamı açmamı söyledi! Çantamı açmadım ama! Açtım ağzımı yumdum gözümü! Göz göre göre hırsız muamelesi yapıyorlardı! Beyefendi öyle, beyefendi şöyle dedilerse de “herkesi kendiniz gibi mi sanıyorsunuz, bu ne büyük terbiyesizlik” deyip mağazadan ayrıldım! Ben sandım ki sadece bana yapıyorlar! Oysa birkaç kişi beni çevirip bunu çantası olan herkese yapıyorlar dediler! Bu daha korkunçtu! Bir ben miyim arızalı olan! Neden hırsız muamelesine tabi tutulmayı normalleştiriyoruz! İşte bu nedenle bu AVM'ye me...

Mecidiyeköy Kimliksiz Bir İstanbul Semti

Resim
Bir semtin ruhuna Fatiha! Mecidiyeköy Bir zamanlar buralar da dutluktu /Mecidiyeköy Bir zamanlar (yaklaşık 60 yıl önce) buralar da hep dutluktu! Padişahın bir ihsanıyla kurulmuş bir köyken bugün İstanbul'un en çirkin alanlarından biri oluverdi! Çiftlikler, bağ evleri, karanfil kokan bahçeler yok oldu! Ortasından yol geçti, her yanını gecekondular sardı. Sonra iş hanları alışveriş merkezleri dikildi derken 20. yüzyılda başka modern bir gecekondulaşma daha yaşadı bu semtimiz! Nereyi anlatıyorsun Blogger Bolat! Adındaki 2 değerli sözde şey "Mecidiye" ve "Köy"

Blog Yazarları Savurganlık Çıgırtkanlığı ve Tasarruf

Resim
Evlerimiz Gereksiz Hediyeler Çöplüğü Oldu Yazar Öykü Odabaş'ın Kitabı Peri'yi Babaya Alıyoruz Malum okullar yarıyıl tatiline girdi. Teo’nun karnesi çok iyi olunca onun ödüllendirilmesi gerektiği konusunda bir ortak karara vardık eşimle. Madem Teoman’a hediye alıyor, ödüllendiriyoruz Öyküye almazsak olmazdı ona da hediyeler almaya çalıştık. Çocukların odalarına baktım hayatım boyunca böyle çok oyuncak görmedim içerisi plastik yığını. olmuş. Blogger Bolat'tan Öneri: Özgür Bolat ve Beni Ödüllen Cezalandırma Kitabı

Blogger Forumu Bahçeşehir Üniversitesi Beşiktaş Yerleşkesi'nde

Değerli Blog Yazarları Bloggerlar, 7 Ocak 2017 Cumartesi günü saat 12:30-16:00 (Güncelleme: Etkinlik uçuş iptalleri ve kötü hava koşulları nedeniyle yeni bir tarihe ertelenmiştir, güzel bir günde buluşmak dileğiyle)  saatleri arasında Türkiye blog yazarları Bahçeşehir Üniversitesi, Beşiktaş Kampüsü’nde Blogger Forumu’nda bir araya geliyor.  Blog Yazarları ve Blog Eko-Sistemini Konuşacağız Türkiye’nin blog ekosistemi, bir süre sosyal ağların baskısı altında kalsa da büyümeye devam ediyor. Ülkemizde farklı konularda sayısız içerik üreten blog yazarları bulunuyor.  Blog Dünyasının Trendleri Bloglar bilgi ve deneyim paylaşımıyla da satın alma kararları etkiliyor. Doğal (native) reklam uygulamalarının yaygınlaşıyor olması önümüzdeki yıllarda blogların yıldızını daha da parlatacak.