Kayıtlar

Eyüp etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Ahşap Oyuncak, Geppetto Usta ve Pinokyo

Resim
İstanbul Çocukları Masalını Arıyor İstanbul'da Oyuncak Müzesi kurmak Sunay Akına Yaraşır Üretim çılgınlığı ile doğadan o kadar uzaklaştık  ki sahte bir dünya yarattığımızın ancak farkına varabiliyoruz. Çocuklarımızı naylon ve petrol türevi parklarda oynatıyor evimizi doğanın yüzyıllarca dönüştüremeyeceği atıklarla dolduruyoruz. Dünyayla birlikte onunla uyumlu bir şekilde yaşamak değil, onu fethetme gibi düşünce içindeyiz. Eyüp Oyuncakçılığı Tarihe Gömüldü

İstanbul'un En Meşhur Balı

Resim
Bal şifa kaynağı, her derde deva mı? Havalar soğuk kestane balı aradım bulamadım. Bal deyince kafamız o kadar karışıyor ki, Canan Karatay hoca "amaaaaan şeker yemeyin bal da buna dahil" diyor. Bazı hekimler balı tavsiye ediyor. Memleketin üçkâğıtçıları her şeyden nemalandığı gibi baldan da nemalanıyor. Şişe şişe, kavanoz kavanoz, teneke teneke şekeri bal diye vatandaşa yediriyor. Üçkağıt ve Üçkağıtçılık Kelimesinin Anlamı Sahte balın reklamını yapıyor üçkağıtçılar! Üçkâğıtçılık: üç tane iskambil kâğıdıyla saf kimseleri oyuna katıp dolandıran kimselere deniyor. Üçkâğıtçı balcılarda da her yol var! “Üzerine arı konmamış bal!” İnanamadım nasıl slogan bu! Atina ve Girit Balı İstanbulluların En Sevdiği Baldı İstanbullular eskiden Atina balını çok severlermiş. İstanbul'un zengin zevatı Osmanlı döneminde Atina'dan petek petek bal getirtiyormuş. Yine Aynı şekilde Girit Balı da çok meşhurmuş. Blogger Özlemaki bunu bilir! Onsuz Girit'te keç...

Turist Gruba Yandan Kaynamak

Resim
Osmanlı tokadı Çınar Toprak İstanbul’da bir Fransız grupla Eyüp Sultan’a gider. Her rehberin anlattığı gibi başlar anlatmaya. Grup Fransız olduğuna göre Fransızca anlatıyor. Bir amca dikkatini çekiyor gruba kaynak olmuş, rehber neyi anlatıyorsa dinliyor anlamaya çalışıyor binanın mimari öğelerini anlatırken haliyle herkes kafasını oraya çevirdiğinde amcada birkaç saniye gecikme ile kafasını oraya çeviriyor. Rehber onun Fransa’da çalışmış işçi emeklisi olduğunu düşünüyor. Sonra dayanamayıp kendisine soruyor. Çınar Toprak Amca, sen anlattıklarımı anlıyor musun? “Anlamiyem yiğen!" E o zaman niye dinliyorsun be Amcacığım. “Ne yapam çok güzel anlatiysen yiğenim” Rehber,  bu cevabı çok güzel bir iltifat kabul eder ve gülümser. Bundan cesaret alan amca Amca soruyu yapıştırır. “Eyüp dedin, Ensari dedin, Medine dedin onu anladım da bu Akşemsettin dedin ama onun memleketini söylemedin. Akşemsettin nereliymiş yiğenim.” Amca Akşemsettin Fatihin Hocasıydı o...