Kayıtlar

Kadıköy etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Kadıköy Belediyesi ve Zeytinburnu Belediyesi'ne Sorular!

Resim
Geçen gün Kadıköy Belediyesi bir basın bülteni göndermiş. Meteoroloji Genel Müdürlüğü kendilerinden gözlem istasyonu kurmak için yer istemişler. Oysa aynı Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün  12 yıl önce ihaleye çıkarılan 44.000 m2’lik eski meteoroloji arazisi bilmem ne inşaat şirketine satılmış! Aradan zaman geçince satılan arazinin yanı başında bulunan Göztepe Özgürlük Parkı’na Otomatik Meteoroloji Gözlem İstasyonu (OMGİ) kurulması için Kadıköy Belediyesi’nden yer istemişler. İstedikleri alan satılan meteoroloji arazisine sadece 300 metre uzaklığında. Şimdi Kadıköy’de satılan meteoroloji i arazisinde 4 gökdelen duruyor! İçine İstasyon Kurulacak Olan Göztepe Özgürlük Parkı Kadıköy Belediyesi yaşananlara rağmen parkın içine istasyon kurulmasına izin vermiş.  KADIKÖY BELEDİYESİ'NE SORUYORUM, NEDEN İZİN VERDİNİZ GİTSELERDİ GÖKDELENLERİN BAHÇESİNDEN İZİN ALSALARDI, NEDEN İZİN VERDİNİZ? Şimdi devlet arazisini hoyratça satanlara sesleniyorum.  Yahu İstanbul'da ...

Kadıköy Kuşdili Çayırını Kim Yiyecek Merak Ediyoruz? Blogger Meraki!

Resim
Kadıköylülere, İstanbullulara Müjde Kuşdili Çayırı’nda AVM ve katlı otopark Olmayacak! Kuşdili Çayırı -Burada Gördüğümüz Çayır Araçlardan Oluşuyor Her boş bulduğu yeri inşaatçılara satmaya alışkın siyaset erbabı size ne diyeceğimizi bilemiyoruz. Allah’ınızdan bulun başka ne diyeyim! Şehrin geleceğini, torunlarımızın park, yeşil alan yapacağı sosyal alan olarak kullanacakları yerleri yapılaştırdınız! Güzel haberi Kadıköy Belediyesi’nden aldık. Kuşdili Çayırı AVM ve Katlı otopark yapılmak üzere İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) tarafından hazırlanan plan, İstanbul 2. İdare Mahkemesi kararı ile iptal edildiği haberi günün en güzel haberi. İBB'nin Kuşdili Çayırı Planı Mahkemece İptal Edildi Kuşdili Çayırı için bilirkişi raporlarını inceleyen İstanbul 1. İdare Mahkemesi, Kadıköy Belediyesi’nin yaptığı yerinde itirazları karara bağlamış. Mahkeme, koruma ilkelerinin geçerli olduğu bölgenin yapılaşmaya açılması yerine çayır özelliğinin korunarak yeşil alan olarak m...

İstanbul, Dövme ve Piercing ve Blogger'lar

Resim
Üniversite yıllarında saçları uzattık, hippi gibi yaşadığımızda oldu, kavga gürültüye karıştığımızda. Şimdi yalnızca kavgalar için pişmanım. Kabaca bir dürtü ve nahoş durumlarmış şimdi kendimi ayıplıyorum. İstanbul Özgürlükler Şehridir İstanbul, özgürlükler şehri. Ne olursa olsun her metropol kadar özgür. Mahalle baskısı yok demek istemiyorum o ayrı. Çoğu zaman piercingli, dövmeli çocukları ve erişkinleri görüyorum. Büyüklü küçüklü dövmelerin çoğu havalıca duruyor, sahiplerine yakışıyor. Özellikle ebabil ve kırlangıçlar çok güzel.  Bence biraz meydan okuma gibi bir alt metni de var dövmelerin. Dövme kelimesinin anlamı nedir? Dövme Kelimesi Türkçe, isimlendirmeyi zamanında yapınca nasıl tuttuğunun en önemli göstergesi. Yoksa "tatu" şeklinde dilimize yapışıverirdi. Dövme, Vucüt derisi üzerine iğne b. sivri bir araçla çizilmek ve içine renk veren maddeler konulmak suretiyle resim yapmak olarak tarif ediliyor. İstanbul dövme festivali Türkiye'de dövme fuarı ...

Ben İstanbulluyum

Resim
Başlığa bakıp  öykündüğümü  düşünme! Elbette ben de İstanbullu olmak isterim.  Hemşehrim  memleket nire? Tabii ki İstanbul. Sen İstanbullu musun Bolat? Olmaya çabalıyorum diyelim. Yont yont bitmiyor anacım!  İstanbul bir alem. Eskiden birisine İstanbullu deyince aslında o kişiye ait çok şey söylemiş olurdunuz. Beyefendi, hanımefendi, kültürlü, oturmasını kalkmasını bilen, yol yordam adap edep bilen, en mühimi de güzel konuşabilen insan demekti. İstanbulluluk nedir? Yani İstanbulluluk Türk Kültürü’nün en yüksek mertebesiydi. Ama şimdi öyle mi? Birisi ile yeni tanışıyorsun.  Nerelisin? Eskiden göğsümüzü kabartarak Çengelköylü derdim. Sonra Beşiktaşlı çünkü Hattat Tahsin’de oturdum, sonra Sarıyerli oldum. Sonra Başakşehir’de oturdum 6 ay, sonra da Beykentli olduk iyi mi! Oturduğum son iki muhitin İstanbul ile alakası yok cancağızım. Bende yalan hilaf yok! Parasız yatılıya benziyor sattımın semtleri, kat kat binalar o kadar! 165m2 evde oturacağıma 90m2’...

Huzuru Aramak

Resim
İstanbul’un koşturmacasında arkadaşlarla Kadıköy’de buluştuk. Vakit ayırmak o kadar zor hale geldi ki. Herkese vakit lazım. Hepimizin ilgileneceği işi gücü, evi barkı, çoluğu çocuğu var. Lakin doymak bilmeyen iştahımız dost meclisleri kurmadan huzura ermiyor. Huzur dediysem bir asa bir sopa ya da ne bileyim bir tas pirinçle lotus pozisyonunda ommmm yaparak sukünet bulmak değildi. Kadıköy’de buluştuk ve muhabbeti koyulaştırdık. Eve dönüyoruz önümüzde biri kaza yapmış araçlar sol şeride geçiyor. Bir araç yavru bir köpeğe çarpış. Köpek olduğunu görünce bastı gitti. Sen insan mısın be adam! Bari al da kenara koy yavrucağı. Bu nasıl bir gün böyle! Belli ki köpek ölmeden karşıya geçti. Ve tekrar annesine ya da alıştığı mekâna dönmek istedi, tıpkı senin, benim, bizim gibi. Ama bariyerler izin vermedi. Belki de saatlerce yolun bitmesini bekledi, belki de bir boşluk bulurum diye yol boyunca koştu durdu. Ama o yol bitmedi. Yola atlarsa ezileceği tahmin edebiliyordu. Ama şansını den...

Canım İstanbul

Resim
Ben  İstanbul'u  kocaman bir çelik çekirdeğe benzetiyorum. İçinde çarklar var sürekli hareketli ve uğultulu.  Geçenlerde Yıldız Teknik Üniversitesi Şehir ve İnsan Kulübü İstanbul’un “ses siluetini” oluşturmak amacıyla bir çalışma yaptı ve sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Yapılan incelemede, ses seviyesinin en yüksek olduğu Maslak'ı Kadıköy-Moda, İstiklal Caddesi, Eminönü-Karaköy, Üsküdar, Beyazıt-Laleli bölgeleri izledi. En düşük ses yoğunluğunun uzun süre oturduğum Sarıyer'de olması beni şaşırtmadı. Susmuyor arkadaş şu koca şehir. Bu ruh hali insana da yansıyor. Hepimiz tabakhaneye yetişme pozisyonunda çalışıyoruz. Pilimiz bitene kadar! Bu kadar laf edip kızsak da şu şiiri  okuyucunca  bu şehri sevmemek elde mi! Canım İstanbul Ruhumu eritip de kalıpta dondurmuşlar; Onu İstanbul diye toprağa kondurmuşlar. İçimde tüten bir şey; hava, renk, eda, iklim; O benim, zaman, mekan aşıp geçmiş sevgilim. Çiçeği altın yaldız, suyu telli pulludur; ...

Kadıköylü bunu yapmaz!

Resim
Bam diye girmişsin başlığı ne oluyor böyle? Nedir yapmayacağımız şey! Kadıköy Balıkçılar Çarşısını bilirsiniz, her boy sarıkanat ve çinakop mevcut, insanın içi yanıyor! Ucuz diye, lezzetli diye yavru lüferleri çıtır çıtır yiyoruz. Ver yirmi kusur lira al 20 adet lüfer yavrusu. Adalet mi şimdi bu! Sevgili Defne koryürek “ balığımızın tasasına, İstanbul'un hatrına, Boğaziçi'nin aşkına... ” diyerek KadıköyBelediyesi ile bir kampanya başlatmışlar: "Kadıköylü yavru lüfer almaz satmaz" diyorlar. Lütfen kampanyayı destekleyelim biyolojik mirasımıza sahip çıkalım. Lütfen, bir Kadıköylü olarak çarşıdan pazardan lüfer yavrusu olan çinakop ve sarıkanat almayalım! Biz korudukça balık stoğumuzun bereketi artıyor. Bu sene siz şahidisiniz değil mi? Tebrikler, Fikir Sahibi Damaklar.

Bir İstanbul fenomeni 500T

Resim
İstanbul ulaşımında 500T  500T, bir Istanbul fenomenidir! Geçen hafta bindik bu otobüse. Başka bir dünya, bambaşka bir alem! Topkapı ve Tuzla arasındaki hatta çalışan otobüs toplam 80 kilometre yol gidiyor ve 150 dakika sürüyor. Şimdi çıkar hesap makinası böl 150’yi 60’a eşittir 2,5 saat yapar hemde otoban kullanıyor bu otobüs.  Çin Seddi gibi!  İstanbul neresi diye sormak lazım? O süre içinde, Atatürk Havaalanı’ndan çıksan, neredeyse Heathrow’a iner çıkıp otele yerleşir, üstüne duş alırsın! Öyleki insanlar kendinden geçmiş kimsenin yüzünde yaşama heyecanı göremedim.  Halkına bunu reva görenler nasıl rahat edebiliyorlar. İnsanlar daha iyisine layık, İETT’ye duyurulur! İstanbul oldu sana bir Çin. PhotoSource:ituszluk