Kayıtlar

etimoloji etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

İstanbul pandemi, covid19, corona, karantina ve mortgage'li evler!

Resim
Blogger Bolat'ın heder olan 2019'u! İstanbul Pandemisi COVİD19 Korona Virüslü Günler! Uzun zaman oldu blog, yazmamak yazamamak için kendimizce önemli sebeplerimiz vardı! İnsanoğlu her şarta kolay adaptasyon sağlıyor, şükürler olsun biz de öyle yaptık! 2019 yılı geçti gitti. Allah tependen baksın Corona! 2020 yılına bambaşka bir enerji ile başladık, işler şahane derken Corona virüsü vakası patladı. Covid-19'un denen bu illet insanlığı tir tir titretirken bizler de eve kapandık. Yaşlılarımızı ve diğer insanları COVİD-19 denen bu beladan korumak için elimizden geleni yapıyoruz. Evin yıkılsın Koronavirüs COVİD-19! Peki İstanbul’u bir köye dönüştüren bu COVİD-19 ne demek. Etimoloji merakımı bilenler bunu biliyor. Efem COVİD-19 koronanın “CO”su, virüsün “VI”si, İngilizce hastalık kelimesinin disease sözcüğünün “D”sinden ve  2019 yılının  "19" alınarak yeni bir kelime  türetilmiş. İstanbul eve kapandı, blog yazarı olarak bloğumu hatırladım!

Münasebetsiz Mehmet Efendi

Resim
Münasebetzilikle Dobralık Arasındaki Farklar Münasebetsiz Mehmet Efendi'nin İlginç Hikayesi Geçen bir arkadaşımla konuşurken dobralıkla, münasebetsizlik arasındaki farkı tartıştık. Dobralıkla münasebetsizlik arasında dağlar kadar fark vardır. "Münasebet" kelimesi Arapça kökenli olup ilgili, ilintili, sebep sonuç ilişkiline dayalı durumları ifade etmekte kullanılır. Sebep ve sonuca bağlı bir uygunluk durumu olmalıdır.  Dobra kelimesinin kökeni Bulgarca'dır. Dobra kelimesi ise dilimize Bulgarca'dan girmiş olup Trakya göçmeni Türkler aracılığı ile dilimize girmiştir. Dobra Bulgarca'da iyi demektir. Bugün Türkçe'de ise anlaşılır ve açık anlamıyla kullanırız. Açık sözlülük dobralığın idafe edilmiş şeklidir. Münasebetsiz Mehmet Efendi ve ilginç hikayesi

Şişli Etfal Hastanesi'nin Adı Nereden Geliyor?

Resim
Şişli Etfal Hastanesi Bahçesi Çocuklar Bir babaya "kızının bir gün ömrü kaldı" diyebilmek İstanbul'umuzun en tanınmış hastanelerinden biri Şişli Etfal Hastanesi’dir. II. Abdülhamit çok sevdiği kızı Hatice Sultan hastadır. Hekimbaşı çağrılır ve Dr. İbrahim Bey Sultan'ın 1 günlük bir ömrü kaldığını söyler. Hatice Sultan halk arasında "kuşpalazı" bilimsel adıyla difteri denen solunum yolu hastalığından gün içinde hayatını kaybeder.  Hayrat için yaptırılan Şişli Etfal Hastanesi Acılı Padişah kızı adına hayrat yaptırmak istemektedir. O zamanlar Cami, Çeşme, Aşevi yaptırmak adettendir. Fakat Padişah II. Abdülhamit Hatice Sultan adına bir çocuk hastanesi yaptırmanın camiden daha büyük sevap getireceğini inanmıştır. O zamana kadar Osmanlı Devleti’nde çocuklar için bir hastane yoktur. Padişah  hayrat olsun diye bu hastaneyi yaptırmıştır. İşte bu nedenle Şişli Etfal Hastanesi Türkiye hastanelerinin kutup yıldızıdır. Hastanede ilaç yapılmakta ve h...

Pazarola Hasan Bey Kimdir?

Resim
Pazarola kelimesinin Kökeni, hikayesi Pazar Ola Hasan Bey Pazarola! Dilimizde "Pazarola" diye bir söz vardır. Bu sözün anlamını, hikayesini, etimolojisini bilir misiniz? Bilmiyorum diyenler şöyle buyursun: Öyle insanlar vardır ki, adeta bulunduğu şehirle bütünleşmişlerdir. Şehrin adı söylendiğinde akla ilk onların ismi gelir. Uzun yıllar oturduğum Sarıyer’de Araştırmacı Yazar İbrahim Balcı ağabeyimle tanışmaktan büyük mutluluk duymuşumdur. Kendisi Sarıyer denince aklıma gelen ilk isimdir. Onlarca değerli kitap yazmış olan Araştırmacı Yazar İbrahim Balcı ağabeyim Sarıyer'in gururudur. Geçen sosyal medya hesabından bir paylaşımda bulundu. Şehrin müstesna insanlarından birini bizimle paylaştı. Paylaştığı hikayenin adı “Pazarola Hasan Bey”  Pazarola Hasan mı deli, yoksa biz mi deliyiz hikâyeyi okuyunca siz karar verin lütfen!   İşte, Araştırmacı Yazar İbrahim Balcı paylaşımıyla Pazarola Hasan Bey’in hayatı ve bugünde kullandığımız “Pazarola” kelimesinin etim...

Redhouse Kimdir İlginç Hayat Hikayesi?

Resim
İstanbullu Redhouse İstanbullu Sir William James Redhouse Kimdir? İstanbul çok garip bir şehir. Ben İstanbul'u tavan arasındaki bir sandığa benzetiyorum. Karıştırmak, keşfetmek çok ayrı bir duygu. Mesela Blogger Bolat olarak size bir soru sorsam cevabını hemen vereceksiniz. O zaman soruyorum: Redhouse nedir? Redhouse kimdir? -Bildim Türkçe İngilizce yaygın olarak  kullanılan sözlük diyeceksiniz! Biliyorum o sözlüğün yazarı diyeceksiniz. Doğrudur ama Redhouse sadece bir sözlük ismi değildir. Redhouse sizin gibi benim gibi bir İstanbulludur.  Nasıl yani? Dediğini duyar gibiyim. Gelin size Sir  William James Redhouse'un hikayesini anlatayım. James Redhouse'un ilginç hayat hikayesi William James Redhouse, Biritanya Krallığında 1811 yılında soğuk bir kış günü dünyaya gelir. Londra’da doğar, talihsiz bir çocuktur. Henüz 5 yaşındayken yetim kalır. Ana yok, baba yok! Okulda başarısızdır. Sekiz yaşında okuldan atılır. Donanma’ya personel yetiş...

Kokoreç: İstanbul’un Sokak Lezzetleri

Resim
İstanbul'un sokak lezzetleri kokoreç Bu blog yazımızın konusu “kokoreç!” Kokoreç mi? Ayyy iğraanç diyenler varsa hemen ayrılsın! Başlangıçta belki burun kıvıranlar olsa da kokoreç zamanla alışacağınız ve seveceğiniz bir İstanbul lezzetidir. İstanbul lezzetidir diyorum çünkü Blogger Bolat insanı olarak İstanbul’a gelene kadar kokoreç yememiştim. Kokoreç bir Arnavut yemeğidir. Yunanistan’da yaşayan Arnavut kökenliler tarafından İstanbul’a getirilmiştir. Sakatat seven biri olarak kokoreç’i de çok sevdim. Kokoreç Kelimesinin Kökeni Etimolojisi Değerli dostlar “Türk Dil Kurumu Sözlüğü’ne baktım. Kokoreç için Rumca kökenli: ‘Şişe sarılarak kor ateşte kızartılan, kuzu bağırsağından yiyecek’ diye yazıyor Blogger Bolat buna ne diyeceksin?” Derseniz bence yanlış derim, kokoreç Arnavut yemeğidir ve Arnavutça’dır. Blogger Bolat insanı Bayrampaşa'nın medarı iftiharı isli et ve kokoreç'e bayılır! Peki, Arnavutça’da Kokoreç ne anlama gelir?

Eskiden Buralar Hep Dutluktu İstanbul

Resim
Dut ağacının ve dut kelimesinin ilginç hikayesi Dut Ağacı Boyunca Dut Yemedim Doyunca.... İstanbul için söylenen en önemli cümlelerden biri şudur herhalde: “Eskiden buralar hep dutluktu.” Maalesef Blogger Bolat insanı olarak biz İstanbul’un dutluk olduğu yılları göremedik. Ama gönül bugün de “Buralar hep dutluk” diyebilmeyi arzu ederdi, cümlenin sonuna dili geçmiş zamanı koymadan. İstanbul’un en önemli dutlukları Şişli, Nişantaşı semtinde yer alıyordu. Topağacı semti kocaman bir dut ormanıydı. Büyük anane anlatırdı. İstanbul’un o koca boşlukları, kocaman tarım arazileri cinnet geçiren bir mirasyedilik tavrı ile hebe-lüp talan edildi. Artık "dut" görmek için Anadoluya gitmeniz gerekiyor. Bu da bir seromonidir gidin memlekete dut silkeleyin aman sakın ha ağaçtan düşmeyin kulaklarım çınlamasın. Yaz denince akla gelen en önemli meyvelerden biri duttur diyoruz çünkü "dut"  aşkın meyvesidir. Aşk gibi dadlıdır. Anadolu’da TOKİ’nin gazabından ve açgözlü inşaa...

Lunaparklar, Eğlence Merkezleri, Tema Parklar ve İstanbul

Resim
Lunaparklar, Çocuklar ve İstanbul'da Bayramlar! Lunaparklar, Temaparklar İstanbul'da Nerede? Bayramlar yaklaşıyor. Blogger Bolat insanı 40'ı geçti 2 de çocuk sahibi. Hal böyle olunca çocuklar ve eğlence kelimeleri bizi istanbul lunaparkları, eğlence merkezleri ve İstanbul'un tema parkları ile ilgili yazı yazmaya itti.  Çoluk çocuk, torba boncuk lazım olur diyerekten blog yazımızı kaleme alıyoruz. Maksat ammeye hizmet olsun efem! Lunapark Kelimesinin Hikayesi, Kökeni, etimolojisi?  Etimoloji hastası Blogger Bolat İnsanı, Lunapar Kelimesinin Kökeninde araştırdı. Öyle ise buyrun Lunapark kelimesinin kökeninin hikayesini etimolojisini açıklayarak blog yazıma başlayayım. Lunapark kelimesi, İtalyanca'dan dünya dillerine geçmemiştir. "Luna" ay demek "Park" ise çiçekli böcekli bahçeli geniş alan demek değildir! Lunaparkın isim babası bir Rus! Lunapark kelimesinin ilginç bir hikayesi var! Rus aydını, Rus politikacı Anatoli Lunaçarski,...

Allah namerde, merde, hiçbir ferde muhtaç etmesin!

Resim
Çok sevdiğim Bektaşi geleneğinde bir söz vardır. Onun bir uzantısı olarak bugün deriz ki "Allah namerde muhtaç etmesin" oysa atasözünün tamamı böyle değildir. İşte o atasözünün tam hali şöyledir: Allah namerde, merde, hiçbir ferde muhtaç etmesin! Türk-İslam Kültürünün Önemli Motifi Bektaşi Babaları Özellikle Allah kimseyi "Namerde" yani gerçek anlamda adam olmayana, gerçek bir insan olmayana, "Merde" yani adam olana, iyi insan olana, "Hiçbir ferde" sana, bana, ona, buna yani hiç kimseye muhtaç etmesin! Bu güzel atasözünün etimolojisi teolojik bir geçmişe sahiptir. Edebiyat tarihçimiz Abdülbaki Gölpınarlı hocamızın derlemesine göre: Bektaşilerin "büyük gülbank" denen cemlerinin sonunda baba tarafından okunan bir sözdür. Bu güzel gülbanklarda olduğu gibi hiç kimsenin kimseye muhtaç olmadığı, kimsenin kimseyi kırıp üzmediği güzel günler diliyorum. Sofralarımız bereketli, evlerimiz huzurlu, işlerimiz bol kazançlı olsun! Hayırlı ...

Blogger Bolat'tan Trollere Şerbetlenme Dersleri

Resim
Bilgi Çağının Goygoycu Başları İnternet Trolleri İnternet Trolleri (Ilustrayon:www.thesurge.com) Bazen ağır eleştiriler alıyorum. “Nabza göre şerbet” verdiğimi söylüyorlar! Hayır, “nabza göre şerbet” benim mizacıma uygun değil. Eğer fikirlerimi savunmam gereken bir an ve ortam oluşursa elbette ben de her insan gibi düşünceleri söyler gerekirse, tartışırım. Ama tartışılmaya değer olmayan konuları, tartışmaya değmeyecek insanlarla tartışmam! Çocuklar! Gidin başka ortamlara takılın benim blog sizi kasar! Yavru trollerim çoğu insan “Trol” kelimesinin ne olduğunu bilmezken biz o yollardan dönüşe geçmiştik. Şu gördüğünüz ilustrasyondaki kafayı siz trafo işareti sanırken biz onunla eğlenirdik! İnternet Trolleri İstanbul'u Dar Ederse Taş yağmuruna tutsanız da ben size havlamam insanımsılar! Çalıyı dolaşır kuyruğunuza yine basmam!  İstanbul sokaklarında Kan Kusup Kızılcık Şerbeti İçerim amma size dalaşmam! Ayrıca genel kültürünüz biraz gelişsin, buraya k...

İstanbul'un İlginç Tekkeleri ve İsimleri

Resim
Sohbetle İnsan Demleyen Tasavvuf Yapıları, Tekkeler Yahya Efendi Tekkesi  Avlusu/ Beşiktaş Yıldız Parkı Yanı İstanbul kültürel mirasının bir bölümünü tekkeler oluşturur. Tekkeler, Hünkar Hacıbektaş Veli deyişiyle "72 millete bir nazarla bak"mak üzerine inşa edilmiştir. Tekkelerde Anadolu İslam geleneğinin bir ürünü olan tasavvufun temeli sohbettir. Geçmiş zamanlarda ortak yönleri güzel ahlak, edep, hoş görü olan tekkeler bugün sadece mimari bir form olarak hayatın bir köşesindedirler.  Tekke kelimesi dilimize Arapça "Tekye" kökeninden girmiştir.  Etimolojik Olarak Tekke Kelimesinin Kökeni Türk Dil Kurumu Sözlüğü'ne baktığınızda Tekke kelimesinin ilginç anlamları vardır. TDK Sözlüğü'ne göre: Tekke: Tarikattan olanları barındıkları ibadet ve tören yaptıkları yer, dergah. Tekke: İşsiz güçsüz insanların buluşup sığındıkları yer! Tekke: Esrar içilen üstü kapalı yer! Tekke: Hapishane! İslam Ansiklopedisi'nde yer alan tanıma göre "tek...

İstanbul'un Karlı Hallerleri ve Kar İsimleri

Resim
İstanbul'da beyaz esaret! İstanbul'da beyaz felaket! Kar İstanbul'u esir aldı! Gece Yağan Karın Işık Oyunları - İstanbul / Blogger Bolat Bunlar medyada yer alan klişe söylemler. Bu arkadaşlar çoğu zaman ne yazdığının farkında bile değil. Longozlara "kurutulması gereken bataklık yer" yazanları bile görmüştür bu gözler. Gamlı baykuşların kötümser cümleleri kar yağışı gibi güzel bir doğa olayını sevmemize engel değil! Tabiatın en güzel hali kar yağışı!  Kar: Havada beyaz ve hafif billur, kristal biçiminde donarak yağan su buharıdır. Havadaki su buharının sıfır derecenin altında donup kristalleşmesiyle kar meydana gelir. Yağmurdan sonra dünyada büyük oranda kar yağışı görülürmüş . Kar bereketin sigortasıdır Kar, yeryüzündeki en güzel en bereketli ve en gerekli örtülerden birisidir. Kar yağmur kadar hayati bir yağış şeklidir. Hatta ülkemiz tarım arazilerinin sigortasıdır desek yeridir. Toprağın nemli kalması yönüyle yağmurdan daha çok aranır. Toprağı ...

Naylon Hikayesi ve Laylon İstanbul

Resim
Naylon Kelimesinin Hikayesi ve Geçmişi Bir Naylon Hikayesi Blogger Bolat'ın etimoloji tutkusunu biliyorsunuz. Geçenlerde bir toplantı esnasında Akform Fabrikalar Müdürü Yaşar Bilada ile tanışma fırsatı buldum. Etimoloji ve sayılarla arası iyi, ODTÜ mezunu olunca sayılarla arasının iyi olması gayet normal. Bana naylonun hikâyesini anlattı ilginç buldum paylaşıyorum. İkinci dünya savaşı yıllarıdır. Savaştan önce Japonya dünya ipek üretiminin en önemli ülkesidir. Dayanıklı ip yapımında kendir kenevir gibi tarımsal maddeler bulunsa da hiçbiri ipeğin yerini sağlamlığının ve hafifliğinin yerini tutmuyordu. İpek özellikle paraşüt ipi yapımında dayanaklı, esnek ve hafif olması nedeniyle tercih ediliyor ve büyük bir ticari kazanç sağlıyordu. Olası bir Japonya savaşı için BD’lilerin bolca paraşüte ihtiyacı vardı. Amerikalılara ipeği Japonlar vermeyeceğine göre ipek yerine ipek kadar sağlam hatta ondan daha ucuz bir ürün gerekiyordu. Amerikan hükümeti ihtiyacını piyasaya ...

Vitali Minolov'un Konstantinopolis Hayalleri!

Resim
"Köpeklerin duası kabul olsa gökten kemik yağardı" Vitali Minolov'a Fausto Zanaro Tablosu -1453 Rus medyasından bir haber aktarıldı. Rusya’da meclis üyesi Vitali Minolov,  Rusya başbakanı Dimitri Medvedev’e mektup yazarak Rusya’da İstanbul’un adının resmi olarak “Konstantinapolis” olarak değiştirilmesini istemiş. Ah ah insanın canı neler istemiyor ki Vitali Minolov! Sana diyeceğim şudur Vitali Minolov, biz Türkler zaten bu ismi kabul eder, gerekli hallerde atalarımız Osmanlıların kullandığı gibi kullanırız. Bak şimdi ben de kullanıyorum "Konstantinopolis'i seviyorum" oldu mu? Rahatladın mı, eğer rahatlamadıysan Bolşeviklerin ana vatanından sürdüğü Vilamidir Simirnov hadi Fransızların deyişi ile Vladimir Simirnorff'un 1920 yılında İstanbul'da kurduğu Smirnorff votkasından al rahatlama yardımcı olur Vitali! Konstantin’e bu şehri kurduğu için minnettarız! Bu bağnazlık bu yobazlığın nedeni hala İstanbul’un kuyruk acısıysa umar...

Kanlıca ismi nereden geliyor?

Resim
İstanbul semtleri ve ilginç hikayeleri "Kanlıca" Mihrabat Korusu-Kanlıca-Beykoz Uzanıp Kanlıca'nın orta yerine bi taşa,  G özümün yaşını yüzdürdüm Hisar'a doğru, Yapacak hiçbir şey yok gitmek istedi gitti... Ah İstanbul İstanbul olalı, hiç görmedi böyle keder... Şarkıyı hatırladınız. Bloğumla aynı adı taşıyan İstanbul İstanbul Olalı şarkısı!  Evet, ben bugün size hüzünlü hikayeler anlatma derdinde değilim. Şarkıda geçen Kanlıca'nın ismiyle ilgili bir efsaneyi aktarmak istiyorum. Hani o yoğurduyla, yeşil  Mihrabad Korusuyla  ve yalılarıyla, adım başı çeşmeleriyle ünlü Beykoz ilçemizin meşhur semti Kanlıca.  Kanlıca İsmi nereden geliyor?

Kavat ya da Gavat Kelimesinin Kökeni, Etimolojisi

Resim
Kavat-Gavat Kelimesinin Kökeni Beşiktaş sahilde bi r kafeye oturmuş biraz kendimi dinliyorum. Oh yaşasın huzur. Hafta içi ortam sakin. Fakat bu sakinlik uzun sürmedi. Yan masaya 3 genç geldi. Birisinin biraz ağzı oldukça bozuk. Çalan telefonuna şöyle cevap verdi  "G..vat, neden aramıyon lan?"  Konuşma esnasında saydım G..vat kelimesi haricinde tam 10 küfürlü kelime geçti.  Yine bu arkadaş telefonunu "kapat lan g...vat kapat" diyerek kapattı. Kızıyor mu seviyor mu anlamadım! Şimdi gelelim Kavat ya da "G..vat" kelimesinin anlamına! Kelime, özetle pezevenk, kadın satan kişi demek! Türk Dil Kurumu Türkçe Sözlüğü kelimenin kökeninin Arapça "Kavvad" şeklinde olduğunu yazıyor. Gavat kelimesinin dil bilimine uygun ve daha mantıklı anlamı Bir de işin dil bilimine uygun yanına bakalım. Türk Dil Kurumu Sözlüğü'ne bakıldığında kelime Farsça değil Arapça kökenli olduğu görülüyor. Kavat kelimesi pezevenk anlamına geliyor. Açıklama...