23 Mart 2012 Cuma

İstanbulensis çiçeği

Yıl 1982 İstanbul’a botanikçi bir İngiliz gelir, adı Brian Mathew. İstanbul’un bu yakası o yakası derken yolu Aydos Ormanlarına düşer. Gezeyim göreyim şu İstanbul ormanlarında ne var ne yok derken  Aydos ormanlarında yeni bir çiğdem çeşidi keşfeder ve yazdığı bir makale ile bunu dünyaya duyurur. Bizim botanikçiler o sırada el ense, maaştan şikâyet etmektedir, hakkının yenildiğini düşünüp darlanmaktadırlar kim bilir! Mathew keşfettiği bu çiçeğe “İstanbulensis” adını verir. Bir gün Tuzla’ya doğru giderseniz yol kenarında İstanbulensis heykellerini görürsünüz. Estambul Sultanbeyli Belediyesi bu çiçeği sahiplenmiş logo olarak kullanmış ve İstanbulensis adına bir festival organize etmiştir. İstanbulensis endemik biyolojik mirasımızdır. Tarihi bir not düşerek bu postu bitireyim. Çiğdem bu topraklarda çok önemli bir çiçektir. Hititlerin önemli bayramlarından biri bu çiçeğe adanmıştır.

57 yorum:

  1. Bilmiyordum bunu teşekkürler paylaşımınız için..

    YanıtlaSil
  2. Bu çiçek sadece İstanbul'da bulunuyor :)

    YanıtlaSil
  3. Yanarımda kendi çiçeğimizi elalemin ingilizinin keşfetmesine yanarım.Bununla kalsa iyi birde isim koymuş ve bizler sen bahsetmesen belkide asla bilemeyecektik.Bazı değerlerimizi birilerinin gözümüze sokması mı lazım.Biz de nevruzlarda molotoflar patlatalım canım ülkemde.Teşekkürler Bolat...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aşık Veysel'in türküsü vardır, ruhu şad olsun, Çiğdem derki ben alayım, yiğit başına belayım... Bu güzel memleket insanlarının derdi büyüktür, dünyada başka bir milletin başına gelse bu tür vandalizm faşizm kol gezerdi, ama biz bağışlayıcıyız, kin tutmayız aleme, bize de bu yakışır :) Bu memlekette bir birimize sahip çıkalım, ermenisi, rumu, yahudisi, arabı, kürdüyle bu memleket bizim.

      Sil
    2. bulamayanın malını bulurlar

      Sil
  4. Ne kadar carpici bir resim, seni mi cektin?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Resmi Sultan Beyli Belediyesi web sayfasından aldım. Resmi kıyısından köşesinden deforme ettiğim için kaynak göstermedim, çünkü ayı olurdu. Barışçığım geçen Tuzlaya gittim iş için yok kenarında İstanbulensis heykelini görünce yazayım bilmeyen vardır diye düşündümdü:)

      Sil
    2. Ben bilmiyordum vallahi, her yazi da birsey ogrendigim icin tekrar tekrar yazmak istemiyorum, yoksa Meydan Larousse gibisin, cok seviyorum yazilarini arkadasim :-)

      Sil
  5. Bizim köyde de var!
    Zavallı bizimkiler köy dışına mı çıktı ki bilsinler çiğdemlerin önemli olduğunu, sadece İstanbul değil, kendi topraklarında da yetiştiğini...

    Çocukluğumdan beri toplarım ve çok severim.Ben saftirik her yerde olduğunu düşünüyordum, ama değilmiş!
    Yalnızca İstanbul'da yok yani Bolat Bey:)
    O botanikçiler nereden bilsin bizim köyü; Allah'ın dağında bir köy...Orada bir köy var uzakta...işte o köy, benim köyümdür:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çiğdemin çok türü var Nar-ı Can :) ama bu makale yayınlanmadan Türkiye çapında bir araştırma yapılmıştır mutlaka, ben buldum ahanda buna İstanbulensis adı veriyorum olmamıştır umarım :))

      Sil
    2. O botanikçiler nereden bilecek de gelecek bizim köye?
      Bahsini ettiğin çiğdemi biliyorum; aynı tür yetişiyor bizim köyün ormanlık bölgesinde.

      (Adamlar okurmuş bu yorumu, atlayıp gelip beni bulurlarmış!:)
      Kem küm falan filan....:)

      Sil
    3. Bulurlar mı sizin köyü bulurlar :)

      Sil
  6. Minnacık güzel çiçeklerdendir çiğdem. Minnacık fakat can alıcı da bir görüntüleri var. Safran baharatının çiğdemin bir türünden elde edildiğini duyduğumda şaşırmıştım. ben safranı ayrıca yetişen bir bitki falan sanıyordum. :)) Gününüz güzel olsun.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet çiğdemin çok türü varmış bende postu yazarken öğrendimdi :) Ajansta çalışırken bir asistanım vardı, kız Safranbolu'dan. Memleket giderken bir şey getirmek isterim size ne olsun dedi. Bilmam safran hiç görmedim mesal safran olabilir dedim. Ne kadar isresiniz dedi, yarım kilo dedim. Kız yuh dedi! Lafı hakettiğimi biraz araştırınca farkettim ama çok güldük :))

      Sil
    2. Süperrrr :))) Valla çok güldüm yine. Sağol .

      Sil
  7. ben bu ç,çeği biliyor ama adını bilmezdim.. ben giderken zaten adı konmamışmış garibimin.. geldim senin gibi bilen çıkmamış karşıma.. Sağol Bolat bir şey daha öğrendim sayende.. Dilerim gün gelir bizim adımızı koyan birisi de çıkar gelir..:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bak çok utandım burada:) bilgimizi paylaşmaktan keyif duyarız, sizin gibi bilmek isteyen insaanlar oldukça, derlerya paylaştıkça çoğalır bu meret :)

      Sil
  8. En azından Ankara çiğdeminden farklı olduğunu görüyorum.İsmi de güzelmiş.Sevgiler:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ankara çiğdemi de güzeldir, Ankara'nın her şeyi güzeldir :)

      Sil
  9. benden ne güzel bahsetmişsin bolat çok utandırdın beni şimdi :) bu Brian Mathew amcanın 1982 keşfi ben olacaktım heralde ama o yanlış yerde gezmiş tühh :):):)
    ben doğduğumda 20 gün isim koyamamışlar herkes başka bişey istemiş, babaannem bigün elinde kır çiğdemleriyle(eflatun kısa boylu olan türü) geri dönmüş ben adını buldum demiş ve bol noktalı bu ismi bana vermiş :) postu görür görmez çok mutlu oldum ben :) İstanbulensis yani sarı çiğdemi çok severim onu yetiştirmek diğerlerine göre daha kolay hem arsızda, ayy günüm güzel geçicek kesin :))) sağol

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ama bak en azından biz keşfetmiş oldu seni çiço :)) güzel isim güzel :)

      Sil
  10. Bolat, yarım kilo safran mı istedin? Bir kere daha yuh diyebilir miyim:))
    Benim bloğumda da paylaştığım bir bilgi:
    80.000 çiçekten yarım kilo safran çıkarılıyor. Kendi ağırlığının 100.000 katı suyu sarı renge boyar. Ağırlığına göre dünyanın en pahalı baharatı, kilosu 15.000 TL!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Semi gerçekten istedim :)) kızın yuh deyişi hala kulaklarımda düşündüğümde çok utanırım.

      Sil
  11. Sivas Tokat Amasya tarafında bol miktarda var :)) Tokaylıyım ben ayrıca :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O toprakların bir insanı olarak bilirim ben de efem :))

      Sil
  12. Hem de 1982 yılında! Çok yeni yani... Fakat korkarım sadece üzerinde yaşadığımız doğaya, tarihe ve kültüre değil kendimize de çok yabancıyız ne yazık ki. Senin de dediğin gibi Bolat: "Bizim botanikçiler o sırada el ense, maaştan şikâyet etmektedir, hakkının yenildiğini düşünüp darlanmaktadırlar kim bilir!"
    Bu blogunda yazdıkların sayesinde "İstanbulensis" gibi hoş bir kelimenin -benim de adım olan- "çiğdem" kelimesi ile çok güzel bir vesile ile yanyana geldiğini öğrenmiş oldum.
    Teşekkürler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Biz de sizi Çiğdem olarak tanımış olmaktan onur duyuyoruz efem :)

      Sil
  13. Ben de benzer heykeli Sultanbeyli'de gormus muydum, yoksa yanilsama mi yasiyorum acaba diye dusunuyorum. Sultanbeyli Belediyesi ne iyi etmis de cicegi logo olarak kullanmis; ama keske bu sahiplenmeyi bir de yapilasmada kullansaymis zamaninda! Istanbul'un en carpik yapilasmasi orada kanimca. Bu arada ailem Aydos ormanlarinin dibinde yasadigi icin bu cigdemi cok gordum ben. :) Haklisin, bizde cigdem cok degerli bir cicek. Ic Anadolu'da koklerini yediklerini biliyor muydun? Safranin da bir cigdem turunden yapildigini duydugumda, "Bu kadar pahali olmasina sasmamali." diye dusunmustum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ole, girme o konuya Sultanbeyli dediğin yerin her yanı ruhsatsız :))) ama oldu bitti de maşallah gibi bir şey olmuş oralarda.

      Sil
  14. Bloğunuz benim için çok öğretici;güzel İstanbulla ilgili ince detaylar keşfedebiliyoruz ayrıca Aşık Veyselin güzel dizelerini hatırlamakta cabası.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aşık Veysel'i anmak boynumuzun borcu bu toprağın toprak kokan adamı :) iltifatlar için teşekkür ederim, birlikte öğreniyoruz diyelim :))

      Sil
  15. annemin adı :) kurutulmuş çiğdemlerimiz var. ama bu yoktu. paylaşım için teşekkürler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Anneye selamlar o zaman, öpün koklayın tadını çıkarın annenizin, anneler ilelebet yaşamıyor maalesef :(

      Sil
  16. Çok güzel bir bilgi bu. :))

    Teşekkürler Bolat.

    YanıtlaSil
  17. Bolat Bey cok güzel bir seyi bizlerle paylasmissiniz.Neyseki bu botanikci cicegi dünyaya duyurmus ya diger yabancilar, cicek tohumlarimizi kaciriyorlar da zor haberimiz oluyor. Bugün Avrupa´daki ciceklerin 2000 den fazlasinin anavatani Anadolu topraklari mesela terslale gibi cicekler ve istanbulensis baska hic yerde yok ve sahip cikmiyoruz, ilgi gösterilmiyor.Oysa biz kiymetini bilmezken kiyetini bilen cikiyormus.Bu konuya gösterdiginiz alaka icin tesekkür ederim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mesela bir de Amasya'nın kayıp lalesi vardır tohumu dahi yeryüzünden silinmiştir kimse bilmez! Ne acı, yorumunuzda çok isabetli bir konuya değinmişsiniz.

      Sil
  18. Harika konular bunlar yine bir bilgi ve çok hoş saolun=))

    YanıtlaSil
  19. nice yellow flower ! i love the color yellow :D


    http://mithakomala.blogspot.com/

    YanıtlaSil
  20. Üstat Veysel bilmiş de yazmış türküsünde değil mi? Ne ala çiçektir o,. ne yazık ki insanın değerinin bilinmediği bir ülkede çiçeğe mi değer verilecekti. Bu konuda o kadar çok değişik örnekler okudum ki, her seferinde içim yanıyor ama nafile. Güzel paylaşım teşekkürler. Bilenler bilmeyenlerle hep paylaşmalı böyle Sağol varol

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aşık Veysel olur da bilmez mi üstat :) çiçeğe ot, köpeğe it muamelesi yaparız! Ne çok üzülür nasıl darılırım bir bilseniz! Söylediğinizi yapmaya çalışıyoruz :) teşekkür ederim ilginiz için.

      Sil
  21. 'istanbulensis' ne kadar güzel bir isimmiş bu böyle :) koklamak istiyorum bu çiçeği :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu mevsim doya doya koklayabilirsiniz :))

      Sil
  22. Ya ben cigdem ciceginin sekli semalini bilmiyordum, bu post sayesinde ogrendim, cok tesekkurler : ) Sayende Kim Milyoner yarismasina hazirlik turunden bilgiler ogreniyorum postlarinda : ) Bu arada son yorumundaki dikkatin icin de sana bravo, bir sen farkettin o cizgileri ben de resimleri bilgisayara aktarinca farkettim, guzel bir ayrinti tesadufu olmus : ) Bol guzelli iltifatli yorumun icin kendim ve oglum icin cok tesekkur ederim : )

    YanıtlaSil
  23. Rica ederim, cidden mi hiç çiğdem görmedin. Ben çok gördüm hatta kokladım ilk bahar çiçeğidir çok naiftir, güneş kadar sıcak renge sahiptir :)

    YanıtlaSil
  24. Bugün sayende bir şey daha öğrenmiş oldum :) Beyazını daha görürdüm, sarısını gördüm mü hatırlamıyorum çiğdemin :(

    YanıtlaSil
  25. Asıl sarısı daha Çiğdem gibi durur :)

    YanıtlaSil
  26. ne kadar guzelmis rengi, tesekkurler paylasim icin :)

    YanıtlaSil
  27. Rica ederim efenim bahçede yetiştirebilirsiniz :) ama biraz yabanidir çiğdem :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. tabi yetistirmek mumkun 3 farkli cins var benim bahcemde ayrica safran'da! ancak bu bambaska Istanbul cigdemi varligindan habersiz oldugum, hic gormedigim, icimi buran çok sey var onda! -izninle-sen diyecegim dogakesif blogumu gormusmuydun? cigdem vardir orada. yabani degilde kaprissiz, ortama uyum saglayan, golge seven rustik bir bitki; vefakar, sadik her sene heyecanla acar guzel ciceklerini...

      Sil
  28. Bahçede yetiştirmek mümkündür herhalde :)

    YanıtlaSil
  29. rengi güzel ama pek tipsizmiş ama yaa :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bak kaç tane İstanbul çiçeği var bu laf üzerine darılıp ormanı terketmesin :)

      Sil
  30. Bolat Bey,
    Kırıkkale-Keskin yöresinde çiğdemin bir adı da "Öksüz Oğlan Çiçeği" .

    Evvelce, kırlardaki ilk çiğdem çiçeklerini toplayan çocuklar koşa koşa kasabaya girer, kapıları çalıp çiçeği ilk gösteren bahşişi kaparmış.
    Ne de olsa soğuğu sert, adamı mert yörenin ( kendilerinden böyle bahsederler ) kışının bittiğini müjdeler bu çiçeğin görünmesi.

    Bir de şarkısı var.
    Kapılar çalınırken bu şarkı söylenirmiş.
    "Öksüz oğlan çiçeği,
    Seni kimler doğurdu..." diye başlayan.

    Hüzünlü bir isim, hüzünlü de bir şarkı aslında.
    Çünkü kapıya gelenler öksüz erkek çocuklarmış genelde.

    İşte böyle.
    Mart ayazında tarlalarda gezerken eşimin halasından dinlemiştim bunları.
    Sahi, şimdi tam zamanı. Çiğdem toplayıp şarkısını söylemenin.

    YanıtlaSil