19 Ağustos 2018 Pazar

Ressam Kristin Saleri ve Anadolu Kadınları


Kubizmden etkilenen İstanbullu bir ressam Kristin Saleri


Anadoluyu Resmeden Ressam Kristin Saleri
Blogger Bolat Kristin Saleri’nin Kubik resimlerine heyrandır. O bana göre bu topraklarda Anadolu kadınını ve Anadolu folklorunu resmetmiş en iyi ressamlarımızdan biridir. Kristin Saleri kadınları, tarlaları, çiçekleri, ağaçları, kuşları, müzisyenleri, balıkçıları ve ülkemizin folklorunu resimlerine taşıyarak ülkesine büyük hizmet etmiştir. Bir blog yazarı olarak, Türk milletinin sıradan bir ferdi olarak Kristin Saleri ve onun nezdinde ülkemizde yaşayan ve bu ülkeye hizmet eden Ermeni toplumumuza saygı ve şükranlarımı sunuyorum!  Bu etnik kimliği bir ayrım, ayrımcılık için değil  var olmalarına duyduğum saygı nedeniyle belirtiyor ve yazıyorum.

Doğumu hüzünlü yıllara denk gelen bir Ermeni Kızı


Bu blog yazım Kristin Saleri’yi anmak için yazılmıştır, toprağı bol, ruhu şad olsun…

Kristin Saleri’nin hayat hikayesi İstanbul’umuzun uzak ve yazlık ilçesi olan Silivri’de başlar. Babasının çiftliğinde 1915 yılında Silivri’de doğmuştur. 1915 yılı hem bizler için hem de Ermeni milleti için hüzünlü yıllardır. Keşke iki millet arasına bu korkunç nifak hiç sokulmasaydı da yüzbinlerce zenaat erbabı, iş insanı, binlerce sanatçı ve sıradan Ermeni birlikte yaşadığımız güzel ülkemizin yücelmesi için ata topraklarında kalmaya devam etseydi! Bambaşka bir Türkiye olurdu diye düşünüyorum!

Eve gelenlerin karikatürlerini yapan yaramaz Kristin



Neyse gelelim konumuza Kristin Saleri de her çocuk gibi çocuktur. O da kızım Öykü gibi resim çizmeye evin duvarlarını boyayarak başlamıştır. Anlatılanlara göre henüz dört-beş yaşlarındayken eve gelen misafirlerin karikatürlerini çizip onlara gösteriyor veya çizdiği karikatürleri misafirlerin ceplerine koyuyor bu nedenle de sık sık başı derde giriyor. Ailesi yaramaz Kristin'ine ceza veriyordu. Kızın ne suçu var anacım! O gördüğünü çiziyor! İnsanın güzelini güzel, çirkini çirkin çiziyordur yapacak bir şey yok! Kristin’in mucize yaratacak hali yok!

Ecole Modern'in Fişek Kızı Kristin


Kubik ressam Kristin Saleri Otoportre
Kristin Saleri Ecole Modern adındaki bir Fransız okuluna başlar. Her zamanki gibi yaramazlıkta 10 numara! Bu arada Kristin’in okuldaki lakabı da “fişek” kız! Zıpkın gibi kız, yerinde duramıyor! Birgün öğretmeninin karikatürünü sınavda çizince öğretmeni onu görür ve derhal elindeki kâğıdı alarak onu müdüriyete kadar götürür. “Kızım velin gelsin” denir. Zavallı Kristin çok korkmuştur ertesi gün "velisi" ablası olmuştur ve müdüriyete gelirler. O bu işleri kötüye yormuştur fakat orada ondaki yeteneğin keşfedildiğine dair konuşmalar yapılır. Kristin’in güzel sanatlar akademisinde eğitim alması gerektiğini söylenir.

Anadolu yollarında bir kubist kadın ressam  Kristin Saleri


Akademide Profesör De Mile ve Türk resim sanatının önemli isimlerinden biri olan Feyhaman Duran gibi devrin önde gelen isimlerinden dersler alır. Avrupa'ya seyahatlere çıkar. Yurtdışındaki atölyelerde, galerilerde ve müzelerde, çalışan Kristin Saleri, Fransa'nın da ünlü kübist sanatçısı Andre Lhote'un atölyesinde çalışır. Buradaki çalışmaları sırasında her sanatçının kendi geleneksel sanatını modernize etmesinden etkilenir, o da Anadolu'ya yönelir. 

Anadolu'nun çeşitli şehirlerini defalarca ziyaret eden usta ressam, kimsenin Anadolu'ya dönüp bakmadığı yıllarda Anadolu kadınını, Anadolu'nun üretken insanını, Anadolu'nun geleneklerini ve folklorunu romantize etmeden, yarı figüratif bir anlayışla, modern çizgilerle günümüze taşır. 3000'in üzerinde eser üreten ve çalışmaları bugün dünyanın dört bir yanındaki müzelerde ve koleksiyonlarda bulunmaktadır. 

Kristin Saleri ile yapılan bir röportajda şöyle bir soru sorulur:


Bugün artık Ermeni asıllı Türk sanatçılara dair güzel gelişmeler yaşanmakta. Ermeni asıllı Türk sanatçıların sergileri açılıyor, arşivleri tutuluyor. Ne düşünüyorsunuz bu konuda?


Kristin Saleri: Güzel bir şey tabii ki. Ben zaten hiç ayırım görmedim. Akademi’de hocalardan olsun, arkadaşlarımdan olsun, bir ayırım hissetmedim hiçbir zaman. Burada büyüdüm, burada yaşadım. Ben de öyle bir ayırım yapmadım. rh+sanat

Burgazada sevdalısı Kristin Saleri


Burgazada aşığı bir kadın ressam Kristin Saleri
Kristin Saleri ada sevdalısıdır. Burgazada’yı çok sevmiştir. Burgazada sevdası 20’li yaşlarında başlar. 1943 yılında elektronik mühendisi olan Agop Saleri ile evlenir. Agop ve Kristin Burgaz Ada’da yürüyüş yapmayı çok severler. Kristin bu adada bir evinin olmasını çok istemektedir. Eserlerinden, öğretmenliğinden, biriktirdiği paralar ile 1957 yılında Burgazada’dan bir arazi satın alır ve 1972 yılında bu arazi üstüne bir ev yaparlar. Evinde atölye oluşturan Ressam Kristin Saleri en önemli eserlerini Burgaz Ada’daki evinde vermiştir. Türkiye ve dünyada birçok ödüle layık görülen sanatçı seramik sanatını da bu evde çalışmaya başlamıştır. 


Kristin Saleri bir sonbahar mevsiminde 2006 yılında aramızdan ayrılmıştır. Bugün binlerce eseri bu evde bulunuyor. Güzel ülkemizin sanatına yaptığı çok kıymetli katkılar nedeniyle Kristin Saleri’yi minnetlerimizi sunuyoruz. İyi vardın Kristin Saleri, iyi vardın…


Resim Kaynağı: www.kristinsaleri.com