19 Eylül 2018 Çarşamba

İstanbul ve "asgari müştereklerde buluşmak" üzerine

Asgari müştereklerde buluşamamanın sonucu - AFP-JIJI
Bir yayınevine danışmanlık yaptığım zamandı. O yayınevinde bir yazarla tanıştım. İkindi vaktiydi sanırım. Kafe'de oturmuş konuşuyorduk. Konu ne ara siyasete geldi bilemiyorum. Yazar döndü ve bu konuda sen ne düşünüyorsun? Dedi. Ben de siyaseti bilemem ama millet olarak asgari müştereklerde buluşmamız lazım dedim. Ve yazarımız başından geçen bir olayı anlatmaya başladı.


Kimilerine sağcı, kimilerine solcu, kimilerine, komünist, kimilerine İslamcı denilen 80'li yıllardı. Bir gün polis beni yakaladı. Arama kararı varmış hakkımda. Ben milliyetçiyim. İstanbul'da Gayrettepe'de Emniyet Müdürlüğü'ne götürdüler. Ve beni bi temiz dövdüler. Hem de ne dövme Allah'ım ıslatıp, ıslatıp dövdüler sonra da penceresi olmayan yukarıdan girilen ve üstünde mazgal olan bir yere attılar. 



İşkencede asgari müşterekte buluşmak
Polisler beni atar atmaz içeride biri benim üzerine atladı. Karşı koyacak takatim de yoktu. Baktım adam üzerimdekileri ıslak kıyafetleri çıkarıyordu, kendi kuru montunu üzerime sardı. Ve o gencin de benim gibi siyaset nedeniyle orada olduğu ve kendisinin devrimci ve solcu olduğunu öğrendim. Kendisi bana şunu söyledi: Bak işte yarın beni de alıp götürecekler, sende aynen böyle yapacaksın unutma sakın. Şimdi senin bu montunu ve elbiselerini kurutacağız ve beni dövüp buraya attıklarında sen de benim gibi kurumuş elbiseleri bana giydireceksin tamam mı? Yoksa hipotermiden geberir gideriz buralarda, dedi. Ben de tamam dedim. Ve ertesi gün aynen dediği gibi oldu. Gelip o devrimci, solcu çocuğu aldılar ve daha giderken dövmeye başladılar, hamur kıvamında ıslatıp dövdükleri bu çocuğu benim hücreye tekrar getirdiler. Ben de aynen onun yaptığı gibi yaptım. Islatılmış kıyafetlerini çıkartıp, kuruttuğum elbiseleri ona giydirdim. Günlerimiz böyle geçiyordu.... Dediğinde asgari müştereklerde buluşmanın ne demek olduğunu anladım.

Neden birbirimizi ötekileştiriyoruz. Neden bizi bu coğrafyada dövüştürmelerine izin veriyoruz. Biz neden asgari müştereklerde buluşamıyoruz. Çünkü kafamız, zihnimiz zehirlendi. O İslamcı, bu  Ateist, şu terörist, o faşist!

Bu çarpık ve zehirlenmiş zihniyetten kurtulup bu coğrafyada Türkiye Cumhuriyeti bayrağı altında "birlik", "beraberliği" sağlamalıyız. Aksi takdirde kendini medeni olarak gören "gaddar" ülkelerin piyonu olmaya devam ederiz. 

İstanbul içinden çıkılamaz bir heyulaya döndü. Biraz eleştiri yapınca hemen tetikçiler ortaya çıkıyor. İstanbul'dan kaçmak istemeyen kalmadı ama kaçacak yer ve ortam yok! İstanbul'u musalla taşına yatırmadan önce çeşitli tedbirler alınmalı. Yapılan doğrulara doğru, yanlışlara yanlış demeyi bilmeliyiz. Herkesin yandaşlığı kendine ama önce eleştiriyi, özeleştiriyi ve hakkı teslim etmeyi öğrenmemiz gerekiyor! En önemlisi İstanbul için de asgari müştereklerde buluşmamız lazım! İstanbul'da ulaşım sorun, İstanbul'da altyapı sorun! İstanbul'da kültürsüzlük, vandalizm, cehalet önemli bir sorun! İstanbullulaşamama ayrıca bir sorun! 

Not: Hipotermi 37c olan normal vücut sıcaklığının 35c altına düşmesi halinde meydana gelen rahatsızlıktır. Hipotermide vücut titrer çünkü hareketlenme ile kendisi ısıtmaya çalışır. Doğa'da kalma gibi bir durum olursa bir uzay battaniyesi bulundurmakta fayda var. Fotoğraftaki mülteci çocukların üzerinde uzay battaniyesi bulunuyor. Eğer Suriye'de insanlar asgari müşterekte buluşsaydı bunlar olmayacaktı.