Kayıtlar

Çanlar tatil için çalardı

Resim
“İstanbul’da tam 168 resmi izin günü var. Cumaları Müslümanların, Cumartesileri Yahudilerin, Pazar günü Hıristiyanların tatil günü. Ayrıca Katoliklerin, Müslümanların ve Yahudilerin hafta içinde dini bayramları var. Yahudilerin hafta içi bayramları da cabası. Bu yüzden İstanbul’da her delikanlının emeli, bir punduna getirip banka memuru olmak.” Evet yukarıdaki satırlar bütün dünyada ün salan, filmlere konu olan romanların yazarı Ernest Hemingway’in savaş muhabiriyken geldiği İstanbul’da aldığı notlardan. Şimdi o tatiller yalan oldu! Bankacılar satış peşinde derbeder. Daha neler neler yazmış bu ünlü kalem dillere destan, onları da sonra yazacağım. Mustafa Kemal ve arkadaşları için yaptığı değerlendirmeleri okuyunca gülmemek elde değil. Tarih "bir avuç milliyetçi" dediği Mustafa Kemal ve arkadaşlarını haklı çıkardı.

Bumerang kuşları

Resim
Bahar geldi içim kıpır kıpır. Kuş gözlemine çoktan başladık, göçmen kuşlar geçiyor bölük bölük. Hazır bölük demişken bölük anlamına gelen Ebabilleri tanıtayım istiyorum. Nisan ayının müjdecileri, İstanbul’a keskin çığlıklarıyla ile geliyorlar. Tanımayanlar için söyleyelim Ebabiller uzun elips kanatları ve çatal kuyruklarıyla Kırlangıçların şişmanı diyebiliriz. Hatta abartmak gibi olmasın Hürriyet’in Bumerang logosuna benzetebiliriz. Latince adları Apus Apus’tur Latince’de ayaksız anlamına gelir. Biz Türkler bu kuşa Keçisağan, Çobanaldatan isimleri vermişiz ama sanırım bu adlar çevirilerden kaynaklanan bir adlandırmalardır. Alman mitinden alınmış olabilir çünkü “Ziegenmelker”  Ziegen/Keçi, Melker/süt ineği anlamına gelir.  Güya bu kuşlar yazları ağıllara dalıp keçilerin sütlerini emerler, çünkü ağızları büyük ve karınlarının altı süt içmekten beyazlamıştır(Ak karınlı Ebabil) bu kuşa daha sonra “Yelyutan” adı verilmiştir, aslında kulağa hoş geliyor.Of, bu etimoloj...

Dünya yuvarlak mı? Ya değilse!

Resim
Dünya yuvarlak mı? Ya değilse! Dünyanın yuvarlak olduğu duygusunu benim gibi bir türlü içselleştirememiş bir kişiye daha rastladım. Ali Eriç, doğma büyüme Ankaralı, ÖDTÜ mezunu bir makine mühendisi. Kısa sürede iş hayatın atılmış iyi işler başarmış fakat iş hayatını rölantiye alıp, kaçırdığı hayatı yeniden yakalamaya karar vermiş. İstanbul’dan yola çıkıp ders kitapları doğruyu mu yazıyor “Acaba dünya yuvarlak mı göreyim” diyerek kafasındaki soru işaretlerini gidermeye kendini adamış. Vallahi bravo demekten kendimi alamıyorum. İstanbul’dan başlayıp, sürekli doğuya giderek tekrar İstanbul’u bulacak bir seyahat. Rotayı görünce apıştım kaldım herkesin hayalini süsleyebilecek bir rota. Moğol Bozkırlarında Yılkı atlarıyla yarışmak; Savana’da aslanlarla kapışmak; Guatemala’da Mayalarla konuşmak; Kanada da kuzeyin buzlu sularına dalmak çok heyecan verici olmalı. Canım şimdi böyle bir tur çekti, darısı başımıza. Bizde Otokar’gibi bir destekçi mi bulsak acep. Abstract Why travel around th...

İstanbul'un Dijital Kütüphanesi

Resim
İstanbul Dijital Kütüphane Her yıl Mart ayının son haftası ile Nisan ayının ilk haftası Kütüphaneler Haftası olarak kutlanıyor. Bu yıl Türk Kütüphaneciler Derneği İstanbul Şubesi tarafından güzel bir proje hayata geçiriliyor.Proje kapsamında İstanbul'da bulunan farklı tür ve yapılardaki kütüphane ve bilgi merkezleri tek bir dijital ortamda birleştiriliyor. Bu sayede kütüphaneler ve İstanbul halkı arasında iletişimin artırılması amaçlanıyor.    Eğer sizde kentteki kütüphaneleri ve bilgi merkezlerini keşfetmek, sahip oldukları kaynaklara ve hizmetlere erişmek isterseniz  İstanbul Kütüphaneleri www.istanbulkutuphaneleri.org adresini ziyaret edebilirsiniz. Projeyi halkın bilgiye erişimine katkı sağladığı, kütüphane kullanımını teşvik ettiği ve İstanbul'un kültürel mirasının korunmasına katkı sağladığı için son derece önemli buluyorum.

Çok Yaşa Google Çelebi

Doğumunun 400. yıldönümü nedeniyle yurdumuzun bir çok yerinde etkinlikler yapılıyor. İstanbul Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü, İstanbul Rehberler Odası, İstanbul Ticaret Odası “Evliya Çelebi’nin İzinde Rehberlikte Uzmanlaşma Eğitimi” düzenlediler.   Evliya Çelebi’nin gezi rotalarının turizme kazandırılması güzel bir çalışma. Haluk Dursun Hoca Ayasofya'da Evliya Çelebiye özel bir müze programı düzenleneceğini anlattı TRT-Türk'te! Birkaç arkadaş Evliya Çelebinin izinde İstanbul'u keşfetmek için bir gezi programı hazırladık bile. Evliya Çelebi Seyahatname’nin birinci cildinde İstanbul’u anlatıyor.  Kitap İstanbul’un kuruluşundan Evliya Çelebi’nin yaşadığı zamana kadar olan tasvirler ve hikâyelerle doludur. Evliya Çelebi İstanbul’un kuruluşuna dair epikleri de şahane anlatır, tılsımlar, acayip ve garip olaylar, daha neler neler! İstanbul’u merak edenlerin kesinlikle birinci cildi okumasını tavsiye ederim.  Seyahatname’de efsane, gözlem ve kurgunun atbaşı gider. 25 Mart 201...

Geri Sar

Resim
İstanbul’da her gün değişik sürprizlerle karşılaşırsınız işte biz de geçen yıl Moğolların klip çekimine katıldık. Türk Rock müziğinin 42 yıllık çınarı Moğolların klibinde rol almak bizi mutlu etti doğrusu. Beyoğlu’nda rastladığımız bir çekim ekibi lütfen bir klip için bize birkaç dakika ayırır mısınız deyince, hemen sordum tabi kimin için diye? Sonra bir bakarsın Ankaralı Namık'ın klibindesin. Neyse, Moğollar'ın deyince bizler için dünya durdu tabi. Evet, ben de 68 ruhuna geri sardım. Peki kimlerle geri sardım buyurun liste işte burada : Orhan Gencebay, Tarık Akan, Rutkay Aziz, Levent Kırca, Salih Kalyoncu, Pelin Batu, Hayko Cepkin, Hüseyin Turan, Suavi, Alı Rıza Binboğa,   Okan Bayülgen ve daha kimbilir kimler vardı. Artık sırtım yere gelmez. Klibin videosunu buradan temiz olarak izleyebilirsiniz. Abstract Istanbul is full of surprises. We played in this clip. This group performs   Turkish folk music(Anatolian Rock). The band was founded i...

İstanbul Merdivenleri

Resim
İstanbul’un pek çok sıfatı ve tanımı vardır, ama en çok bilineni herhalde “Yedi tepe” dir. İstanbul’un yedi tepesi olduğuna göre, bu yokuşları tırmanmayana da İstanbullu denilmez. Topografyamızın zorunlu kıldığı bu dik yokuşları, merdivenler olmasa nasıl çıkardık? Merdivenler medeniyet göstergesidir. Eğer bir memlekette yokuşlar çok merdivenler azsa o memleket pek medeni sayılmaz. İstanbul’un hemen aklıma gelen yokuş ve merdivenleri:   Nişantaşı Topağacı yokuşu, Yüksek Kaldırım, Kamondo Merdivenleri, Bayıldım Yokuşu, Kazancı Yokuşu, Şişhane Yokuşu…Liste uzar gider. Merdivenler bana en çok çocukluğumu hatırlatır. Şimdi ruhsuz apartmanların asansörlerine kurtarıcı gözüyle bakıyoruz. İstanbul’un merdivenleri üzerine yazılmış güzel bir kitap buldum tavsiye ederim Yazar Cahit Kayra beyefendiyi kutluyorum. Bu arada İstanbul ve merdiven kelimeleri yan yana geldiğinde Sefarad Yahudisi olan bankacı Kamondo ailesinin adıyla anılan Kamondo Merdivenleri’ni hatırlamazsak ayıp olurdu. Ahmet Haşi...

Esir Çocuklar

Resim
Her millet ve devlet, kendi varlığını devam ettirecek temel prensipleri çocuklarına öğretmeyi hedefler. Çünkü yer kürede pabuç pahalıdır. Gün olur devran döner  o çocuklar yarının büyükleri olur. Şartlar değişti, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni kuran zihniyet değişime uğradı. Tabi tüm bu değişimler arasında çocuk eğitimi de değişti. Tembelliğimiz, iş bilmezliğimiz, sahneye ithal kahramanların çıkmasına yol açtı. Japon ve Çin çizgi filmleri,  Hollywood film endüstrisi, çocuklarımıza kendi kahramanlarını kabul ettirdiler. Bizim zamanımızın Tarkan’ı Karamurat’ı yok artık, çocuklar televizyon ve bilgisayarın esiri oldu, birçok anne ve baba çocuğunu susturmak veya müptelası olduğu diziyi izlemek adına çocuklarını bilgisayara televizyona esir ediyor. Geleceğimiz açısından endişeliyim.

Sultan elektriği neden sevmez?

Resim
1906 yılında Filistin üzerinden Haziran ayında İstanbul’a gelen   Kenjiro Tokumi’nin burada üç gün kalıp Balkanlar üzerinden Rusyaya varmış ve Sibirya üzerinden ülkesi Japonya’ya dönmüştür. Aslında kıskanılacak bir seyahattir, Tolstoyla bile görüşmüştür. İstanbul ‘un fiziki güzelliğine hayran kalan Kenjiro Tokutomi: “Hilal’in başkenti, büyüleyen manzarasıyla takdire şayan Konstantinopolis dünyada eşsiz bir şehir” diye yazmıştır. İstanbul ile ilgili gözlemlerine devam eden Kenjiro Tokutomi:   “İstanbul caddelerinde ekeltrik lambası yerine gazlambaları var; telefon bulunmuyor; eski tarzda bir atlı tramvaydan başka, Alman İmparator’unun birkaç yıl önceki ziyareti için yapılmış, Galata’ya çıkan kısa mesafede bir tren anlaşılan Sultan elektriği sevmiyor” diyerek yaramıza tuz basıp gitmiştir. 20. yüzyıl başındaki Türkiye’yi anlarken kullandığı ön bilginin dışında, yerel halkla kurduğu ilişkiden edindiği bilgi de aşağıdaki alıntıda açıkça görülür: “Ali Bey’in...

Blogdan Al Haberi

Resim
On yılını geride bakan blog âlemini anlatan  “Blogdan Al Haberi” adında bir Kitap yayınlandı. Kitabın alt başlığı “Haber Blogları, Demokrasi ve Gazeteciliğin Geleceği Üzerine” alt başlığını taşıyor. Kitabı İstanbul Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi Medya ve İletişim Sistemleri Öğretim Üyesi Doç. Dr. Aslı Tunç ve gazeteci- yazar Zeynep Atikkan birlikte hazırlamışlar. Kitap Yapı Kredi Yayınları Cogito serisinden çıktı. Kitapta ABD’den Mısır’a, Türkiye’den Endonezya’ya uzanan geniş bir yelpazeden dünyanın en ünlü blogcularıyla ve dijital medya uzmanlarıyla birbirinden ilginç söyleşiler yer alıyor.